<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>Güncel Olaylar</title>
                  <link>http://yontemgazetesi.com/guncel-olaylar</link>
                  <description>En güncel Güncel Olaylar Haberleri. Son dakika Güncel Olaylar haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>E-muhtıranın perde arkası!</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Genelkurmay'ın 27 Nisan 2007 tarihli elektronik bildirinin üzerinden tam bir yıl geçti. 



GENELKURMAY BİLDİRİSİ 

Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde saat 23.17’de yayımlanan 27 Nisan 2007 tarih ve BA-08/07 numaralı metin şöyle başlıyordu: “Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir.” 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile Kutlu Doğum haftası etkinliklerinin çakışması, aynı günde Kur’an okuma yarışması düzenlenmesi; Mardin, Gaziantep, Diyarbakır, Ankara, Denizli gibi illerde gerçekleştirilen etkinlikler ‘devletin temel niteliklerini aşındırmaya yönelik irticai anlayış’ olarak özetlenmişti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinen bildiri şöyle bitiyordu: “Son günlerde Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişeyle izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, TSK bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. (…) TSK, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusunda sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.” 
27 NİSAN’A NASIL GELİNDİ? Bu bildiri yayımlanmadan önceki tablo az çok şöyleydi: 24 Nisan’da “Adayımız Abdullah Gül kardeşimdir.” diyerek son dönemeçte AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayını duyurmuştu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Böylece aylardır yürütülen ‘aday olacak, olmayacak’ tartışmaları da bitmişti. O güne kadar, aday olmazsa nedenini Türkiye’ye ben anlatacağım diyen CHP lideri Deniz Baykal’ın tavrı ise zafer kazanmış bir komutanınkini andırıyordu. Baykal’ın önce Abdullah Gül’ü küçümseyen ifadeler kullanması, sonra Gül’ün liderler turu esnasında kendisini ziyaretinde “367’yi bulamazsanız konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz.” demesiyle siyasi tansiyon yükselmişti. Haftanın en yoğun günü kuşkusuz 27 Nisan Cuma’ydı. Gazeteci Taha Akyol’un tabiriyle öğlen saatlerine kadar AK Parti 367’yi sağlamış, hatta geçmiş gözüküyordu. 
Ancak birinci tur yapıldı, tek aday olan Gül 361 oy aldı. Ve CHP akşam saatlerinde 367 toplantı yeter sayısı iddiasıyla Cumhurbaşkanlığı seçimini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Gece yarısı gelen o bildiriye kadar 27 Nisan’ın siyasi tablosu buydu. GECE YARISI BİLDİRİSİNİN HİKÂYESİ Peki, 27 Nisan’a giden süreçte neler yaşanmıştı? Önce bildiriyi yayımlayan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) içinde olanlardan başlamak gerekiyor. O gece Cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili haberlerin ardından kimsenin gözü televizyonda değildi. Ancak kulağı telefonda olan savunma muhabirlerinden bir grup, gecenin ilerleyen saatlerinde Genelkurmay’ın internet sitesine konacak bir açıklamayı beklemeye çoktan başlamıştı. 
  



CEVAP METNİ  

Demokrasi tarihinde ilk olan metin Erdoğan, Gül ve Müsteşar Ömer Dinçer’in kaleminin izlerini taşıyordu: “Dün Genelkurmay Başkanlığı tarafından çeşitli konulardaki görüşlerini ifade eden bir açıklama, basın yayın organlarına gece yarısı verilmiş ve Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanmıştır. Bu açıklama hükümete karşı bir tutum olarak algılanmıştır. Kuşkusuz demokratik bir düzende bunun düşünülmesi bile yadırgatıcıdır. Öncelikle şunu söylemek isteriz ki Başbakan’a bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığı’nın herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez. Genelkurmay Başkanlığı hükümetin emrinde, görevleri Anayasa ve ilgili yasalarla tayin edilmiş bir kurumdur. Anayasamıza göre Genelkurmay Başkanı görev ve yetkilerinden dolayı Başbakan’a karşı sorumludur. Bu metnin basın yayın organlarına verilmesi ve Genelkurmay’ın internet sitesinde yayınlanmasındaki zamanlama manidardır.Güven ve istikrarı zedeleyenler ülkemizin ve milletimizin âli menfaatleri bakımından doğuracağı olumsuz sonuçların sorumluluğunu da yükleneceklerini bilmelidirler.” GAZETECİLER BİLDİRİYİ BEKLİYORDU
Sabah Gazetesi muhabiri Metehan Demir’in Habertürk’ün canlı yayınına bağlanmasıyla 27 Nisan e-bildirisinin medya ayağındaki gelişmeler de başlamış oldu. 
Aynı saatlerde bildiriyi bekleyen gazetecilerden biri olan Kemal Yurteri, “Bir bildiri havası vardı; ama iddia edildiği gibi bir darbe havası yoktu.” diyor. Kemal Yurteri, bildirinin bu kadar çok ses getirmesini konjonktüre, siyasi aktörlerin gücüne ve hukukî tartışmaya (367 yeter sayısı) bağlıyor: “Bir yandan cumhurbaşkanı kim olacak tartışması var. Diğer yanda 367 krizi ve hukukî bir tartışma. Sezer’in seçildiği dönemde de TSK taraf olduğunu komutanlar bildirisiyle ortaya koymuştu; ama bu kadar ses getirmemişti. Genelkurmay o zaman da taraf oldu, izlediğini söyledi, isim zikretmedi. Biz de önceki tecrübelerimize dayanarak bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Genelkurmay’dan bir değerlendirme yapmasını bekliyorduk.” BÜYÜKANIT KONUTUNDAYDI
Yurteri’ye göre bildirinin internete başkalarınca konduğu gibi iddialar spekülasyondan ibaret: “Aksi olsa komuta kademesi bu bizim görüşümüz değildir, derdi. Ben şunu biliyorum; bu bildiri hazırlandı, birinci başkanın onayı bekleniyordu. Hatta Genelkurmay Başkanı Büyükanıt karargâhında değildi. Konutundaydı. Yayımlanması konusunda izin verdi, görüşünü belli etti. O saatte internet üzerinden açıklama yapıldı.” GECEYARISI HATASI
Peki neden gece yarısı seçildi açıklama için? Yurteri, bildiri zamanlamasının 23.17 olmasının, değerlendirmelerin o saatte sona ermesinden kaynaklandığını düşünüyor: “Geç olmasının hiçbir avantajı yok. Akşam saatlerinde hazırdı. Belki aralarında konuştular. Metin tekrar yazılmış olabilir. Bir komutanın bir kere daha görüş vermesi beklenmiş olabilir. Ama enteresandır, bu saatte hiç bildiri olmamış. Bir yetkilinin söylediği bir şey değil, ama benim hissettiğim kadarıyla bunun bir usul ve yöntem hatası olduğunu, belki zamanlama hatası olduğunu daha sonra kendileri de kabul ettiler.” KUR'AN KELİMESİNDE TASHİH VARDI
27 Nisan sürecini değerlendiren bir başka gazetecinin yorumu ise daha farklı. Ona göre bu metin oluşmadan birden fazla toplantı yapıldı. Son toplantı da cuma günü gerçekleştirildi. Ve nihai metin ortaya çıktı. O gece yarısı metnin yayımlanmasından sonra içinde çok küçük bir ‘tashih’ de yapıldı. Metnin üçüncü paragrafında “Kur’an okuma yarışması” ifadesinde Kur’an ilk metinde küçük harflerle ‘kuran’ şeklinde yazılmıştı. Sonra bu metin değişti. AK PARTİ'DE ALARMPeki AK Parti kanadı bildiriden nasıl haberdar oldu, o gece neler yaşandı? Parti kurmaylarından önemli bir isim, bildirinin AK Parti üst kadrolarınca duyulmasıyla birlikte tam bir alarm hâli yaşandığını anlatıyor. O gece bütün basın yayın kanalları (ulusal ve uluslararası) en hassas şekilde izlenmiş. Bir ekip de sabaha kadar çalışma yapmış. Ağustos 2007’de Neşe Düzel’e verdiği röportajda bildiriyi ilk öğrendiği iddiasıyla konuyu anlatan gazeteci Metehan Demir şahit olduğu saatlerin bir kısmını şöyle anlatmıştı: “Bildiriyi doğrusu ummuyorduk. Hatta bildirinin haberini bana daha düşük rütbeli bir subay verecekmiş. Ama komutan ben veririm demiş. Bayağı kuvvetli bir general haber verdi bana. ‘Biraz sonra bayağı net, açık uyarılarla dolu bir açıklama yapılacak. Bir buçuk saate kadar geliyor açıklama’ dedi. 
Çok şaşırdım, neredeyse fenalık geçiriyordum. Sigara içtim, sakinleştim. Düşünsenize bir buçuk saat sonra ülkede çok büyük zelzele yaşanacak. O sırada Habertürk’ten Saynur Tezel aradı. Ben onun programına değerlendirmeler yapıyorum. Yayında bunu söyleyeyim de topu üzerimden atayım dedim. Söyledikten sonra ortalık dalgalandı.” BAŞBAKAN BÜYÜKANIT'A ULAŞAMADI 
Demir, iddiasına göre Başbakan’a yakın iki isimle (biri Ömer Çelik) birlikteydi. Habertürk’ün haberi onlara cep mesajı olarak gelince hemen Başbakan’ı aramaya kalkmışlar. Başbakan Genelkurmay Başkanı’nı telefonla aramış ve ulaşamamıştı. Parti kaynakları bu sözlerin Demir’in yaşadığı ana ilişkin doğru bilgiler içerebileceğini; ama fotoğrafın bütününü yansıtmadığını söylüyor: 
SEZER DE TELEFONA ÇIKMADI
“Farklı kaynaklardan da bilgi alınmıştı. Ve o gece sadece Genelkurmay Başkanı da aranmadı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da (Ahmet Necdet Sezer) telefonlara çıkmadığını o zaman duyduk.” Yani kriz anında Sezer telefonlara çıkmamıştı. Oysa gece gerçekleşmeyen görüşmelerden biri cumartesi günü Erdoğan-Büyükanıt arasında yapılmış ve basına “Sayın Başbakan, Sayın Genelkurmay başkanı ile faydalı bir görüşme yapmıştır.” şeklinde yansımıştı. 28 ŞUBATLA 27 NİSAN ARASINDAKİ FARK28 Şubat sürecini en iyi bilen isimlerden dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu 28 Şubat ile 27 Nisan arasındaki farkı şöyle anlatıyor: “28 Şubat’ın psikolojik harekâtının içinde Fadime Şahinler, Ali Kalkancılar vardı. Yine medya çok kullanıldı. Ama 27 Nisan’da Cumhuriyet mitingleri, vatansever veya Kuvayı Milliye ismini alan dernekler vardı maalesef. Sonradan yargıyı da kullandılar. Asker 2003 ve 2004’teki darbe teşebbüsleri ile belli bir sıkıntının içine girmişti. Ama bu kez yargı öne çıktı.” Orakoğlu, tıpkı 28 Şubat’ta olduğu gibi e-bildiride de bazı gazete/gazetecilerin önemli rolü olduğuna; ancak hükümetin ‘demokrasiyi kuşatan dik duruşuyla’ sıkıntının en hafif düzeyde atlatıldığına dikkat çekiyor. BAYKAL BİLDİRİYİ NASIL ÖĞRENDİ? O gece neler yaşandığını ise aylar sonra CNN Türk’te bir programda cevaplayıp bildiriye ilişkin net bir tutum takınabildi: “27 Nisan bildirisini üzüntüyle karşıladım. Alkışladığım şeklinde iddialar var. Yok, öyle bir şey. Kayıtlı olan tek bir bilgi budur.” 
O dönemde CHP liderinin bildiriden erken haberdar olduğuna dair kimi gazetelerde haberler de çıktı. Baykal, bu konuya ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: 
“Hiçbir şekilde bu bildiriden ne özel olarak ne dolaylı olarak kesinlikle haberdar değilim, bana bildirilmiş değil. Bu bildiriyi iletişim danışmanımız Sayın Baki Özilhan’ın gece telefonuyla öğrendim. Kendisi tanığıdır. Büyük hayretle ve üzüntüyle aldım. Israrla bazı sorular sordum. Yani neyi esas alıyor, cumhurbaşkanlığı seçimiyle mi ilgili, oku dedim, uzun dedi. Kritik bölümleri oku dedim. Kritik bölümlerini okumaya başladı. Konunun önemi anlaşıldı, derhal ilgili televizyon kanallarına bakarak yakaladım ve televizyonda izledim. Benim için tam bir sürpriz olmuştur. Böyle bir bekleyiş içinde özel olarak kesinlikle değildim. Bunu herkesin çok iyi bilmesini istiyorum.” Ersönmez Yarbay:BAZILARI ‘ADAYLIKTAN ÇEKİLME, GÜL YÜZDE YÜZ OLMAYACAK’ DEDİAK Parti’de Cumhurbaşkanlığına ilk aday olan isim Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’dı. Son güne kadar adaylığını sürdüren Yarbay, Abdullah Gül’ün adaylığı kesinleştikten sonra çekildi. 27 Nisan’da yaşananları anlatırken önemli bir ayrıntıyı aktarıyor: “Bana bir kısım kişiler gelip, adaylıktan çekilme; Abdullah Gül, yüzde yüz cumhurbaşkanı adayı olmayacak, dedi.” Yarbay, kendisine bunu söyleyenlere, “Ben kendi imzam ve irademle aday oldum. Ama Gül’e 350 milletvekili imza verdi. Birincide olmaz, ikincide olmaz, üçüncüde seçilir.” cevabını verir. Bunun üzerine onlardan biri şöyle konuşur: “Biz her türlü tedbiri aldık.” O gece bildiri yayımlanınca cuma sabahı duyduklarını düşünüp derinden bir iç çekerek ‘Allah Allah’ deme ihtiyacı hisseden Yarbay, Gül’e can güvenliği konusunda tedbir alması gerektiği uyarısında bulunur. “O da gereken tedbirleri aldı” diyor.Bülent Orakoğlu: GECE YAYIMLANAN E-MUHTIRA İLE FİİLİ DARBE ÖNLENDİEmniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu, e-muhtıra ile fiili bir darbenin önlendiğini iddia ediyor. Ona göre komuta kademesinde 28 Şubat’ın paşaları olsaydı darbe olacaktı. Muhtıranın elektronik olarak verilmesi ordu içindeki ayrılığı gösteriyor: “Muhtıranın veriliş şekli, TSK’da ortak bir değerlendirme olup olmaması konusunda bende kuşku uyandırdı. Çünkü Genelkurmay Başkanı adına bir muhtıra koyuluyor. Ama bunu kim, nasıl koyuyor bilinmiyor. Bununla ilgili Genelkurmay Başkanı’nın son anda bilgisi olduğu gibi bir kanaat oldu bende. Bence bu olayı darbeden çıkaran Büyükanıt oldu.” Orakoğlu e-muhtıranın görünmeyen tarafında yabancı güçlerin olduğunu düşünüyor. Ona göre e-muhtıraya psikolojik harekatlarla zemin hazırlayan unsur EMASYA (Emniyet Asayiş Yardımlaşma) oldu. EMASYA ile 28 Şubat’a ortam hazırlayan Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) aynı işlevi gördüğünü savunuyor. Yani BÇG 28 Şubat’a, EMASYA ise 27 Nisan muhtırasına gerekli zemini hazırladı.Bu yapıların nihai amacını ise şöyle özetliyor: “Millet iradesine inanmayan bir güç var. Genellikle askerin içinde. Ama siviller de var. Daha çok askerin üzerinden bu çalışmalar yapılıyor. 367 sürecinde göz göre göre hukukun üstüne çıktılar. O güç diyor ki ben ne istersem o olur. Hukukun da demokrasinin de üstündeyim. BÇG kurulurken ülkeyi darbeye götürme amaçtı. Bahsettiğim EMASYA da aynı şeyi yapıyor.”Hüseyin Kocabıyık: 28 NİSAN DEVLET AKLININ VARLIĞINI GÖSTERDİ27 Nisan sürecini toplumsal dinamikler açısından tarif eden siyasi analist Hüseyin Kocabıyık, hükümetin 28 Nisan’da cevabî metniyle ‘devlet aklının içinde sağduyulu bir kesimin varlığını’ gördüğünü söylüyor: “28 Nisan’da tarihte ilk kez sivil toplum ve sokaktaki insan, 27 Nisan’daki girişimi, Meclis’te oynanan oyunu, Anayasa Mahkemesi’nde olup bitenleri sessiz karşılamadı. Olağanüstü bir iletişim işledi. En küçük esnaftan köylüye kadar sağcısı solcusu bu oynanan oyuna tepki gösterdi. Millet ilk kez aslında bu işe hayır dedi. 28 Nisan’ın en önemli cevabı millet aslında. Zaten 27 Nisan daha kuvvetli bir organizasyonun adıydı. Yani 2004’te yapılamayacak şeyi yapmaya niyetli bir hareketti. Milletin bu tepkisinden dolayı, püskürtüldü bu hareket.” Kocabıyık’a göre 27 Nisan’ın iki önemli siyasi aktörü vardı: Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar. Ancak 28 Nisan’ın aktörü millet ve Abdullah Gül oldu.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/36095.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/36095.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/36095.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/36095.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/e-muhtiranin-perde-arkasi-6465</link>
                                <pubDate>Tue, 29 Apr 2008 15:56:12 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>E-muhtıranın perde arkası!</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Genelkurmay'ın 27 Nisan 2007 tarihli elektronik bildirinin üzerinden tam bir yıl geçti. 



GENELKURMAY BİLDİRİSİ 

Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde saat 23.17’de yayımlanan 27 Nisan 2007 tarih ve BA-08/07 numaralı metin şöyle başlıyordu: “Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir.” 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile Kutlu Doğum haftası etkinliklerinin çakışması, aynı günde Kur’an okuma yarışması düzenlenmesi; Mardin, Gaziantep, Diyarbakır, Ankara, Denizli gibi illerde gerçekleştirilen etkinlikler ‘devletin temel niteliklerini aşındırmaya yönelik irticai anlayış’ olarak özetlenmişti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinen bildiri şöyle bitiyordu: “Son günlerde Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişeyle izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, TSK bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. (…) TSK, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusunda sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.” 
27 NİSAN’A NASIL GELİNDİ? Bu bildiri yayımlanmadan önceki tablo az çok şöyleydi: 24 Nisan’da “Adayımız Abdullah Gül kardeşimdir.” diyerek son dönemeçte AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayını duyurmuştu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Böylece aylardır yürütülen ‘aday olacak, olmayacak’ tartışmaları da bitmişti. O güne kadar, aday olmazsa nedenini Türkiye’ye ben anlatacağım diyen CHP lideri Deniz Baykal’ın tavrı ise zafer kazanmış bir komutanınkini andırıyordu. Baykal’ın önce Abdullah Gül’ü küçümseyen ifadeler kullanması, sonra Gül’ün liderler turu esnasında kendisini ziyaretinde “367’yi bulamazsanız konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz.” demesiyle siyasi tansiyon yükselmişti. Haftanın en yoğun günü kuşkusuz 27 Nisan Cuma’ydı. Gazeteci Taha Akyol’un tabiriyle öğlen saatlerine kadar AK Parti 367’yi sağlamış, hatta geçmiş gözüküyordu. 
Ancak birinci tur yapıldı, tek aday olan Gül 361 oy aldı. Ve CHP akşam saatlerinde 367 toplantı yeter sayısı iddiasıyla Cumhurbaşkanlığı seçimini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Gece yarısı gelen o bildiriye kadar 27 Nisan’ın siyasi tablosu buydu. GECE YARISI BİLDİRİSİNİN HİKÂYESİ Peki, 27 Nisan’a giden süreçte neler yaşanmıştı? Önce bildiriyi yayımlayan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) içinde olanlardan başlamak gerekiyor. O gece Cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili haberlerin ardından kimsenin gözü televizyonda değildi. Ancak kulağı telefonda olan savunma muhabirlerinden bir grup, gecenin ilerleyen saatlerinde Genelkurmay’ın internet sitesine konacak bir açıklamayı beklemeye çoktan başlamıştı. 
  



CEVAP METNİ  

Demokrasi tarihinde ilk olan metin Erdoğan, Gül ve Müsteşar Ömer Dinçer’in kaleminin izlerini taşıyordu: “Dün Genelkurmay Başkanlığı tarafından çeşitli konulardaki görüşlerini ifade eden bir açıklama, basın yayın organlarına gece yarısı verilmiş ve Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanmıştır. Bu açıklama hükümete karşı bir tutum olarak algılanmıştır. Kuşkusuz demokratik bir düzende bunun düşünülmesi bile yadırgatıcıdır. Öncelikle şunu söylemek isteriz ki Başbakan’a bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığı’nın herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez. Genelkurmay Başkanlığı hükümetin emrinde, görevleri Anayasa ve ilgili yasalarla tayin edilmiş bir kurumdur. Anayasamıza göre Genelkurmay Başkanı görev ve yetkilerinden dolayı Başbakan’a karşı sorumludur. Bu metnin basın yayın organlarına verilmesi ve Genelkurmay’ın internet sitesinde yayınlanmasındaki zamanlama manidardır.Güven ve istikrarı zedeleyenler ülkemizin ve milletimizin âli menfaatleri bakımından doğuracağı olumsuz sonuçların sorumluluğunu da yükleneceklerini bilmelidirler.” GAZETECİLER BİLDİRİYİ BEKLİYORDU
Sabah Gazetesi muhabiri Metehan Demir’in Habertürk’ün canlı yayınına bağlanmasıyla 27 Nisan e-bildirisinin medya ayağındaki gelişmeler de başlamış oldu. 
Aynı saatlerde bildiriyi bekleyen gazetecilerden biri olan Kemal Yurteri, “Bir bildiri havası vardı; ama iddia edildiği gibi bir darbe havası yoktu.” diyor. Kemal Yurteri, bildirinin bu kadar çok ses getirmesini konjonktüre, siyasi aktörlerin gücüne ve hukukî tartışmaya (367 yeter sayısı) bağlıyor: “Bir yandan cumhurbaşkanı kim olacak tartışması var. Diğer yanda 367 krizi ve hukukî bir tartışma. Sezer’in seçildiği dönemde de TSK taraf olduğunu komutanlar bildirisiyle ortaya koymuştu; ama bu kadar ses getirmemişti. Genelkurmay o zaman da taraf oldu, izlediğini söyledi, isim zikretmedi. Biz de önceki tecrübelerimize dayanarak bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Genelkurmay’dan bir değerlendirme yapmasını bekliyorduk.” BÜYÜKANIT KONUTUNDAYDI
Yurteri’ye göre bildirinin internete başkalarınca konduğu gibi iddialar spekülasyondan ibaret: “Aksi olsa komuta kademesi bu bizim görüşümüz değildir, derdi. Ben şunu biliyorum; bu bildiri hazırlandı, birinci başkanın onayı bekleniyordu. Hatta Genelkurmay Başkanı Büyükanıt karargâhında değildi. Konutundaydı. Yayımlanması konusunda izin verdi, görüşünü belli etti. O saatte internet üzerinden açıklama yapıldı.” GECEYARISI HATASI
Peki neden gece yarısı seçildi açıklama için? Yurteri, bildiri zamanlamasının 23.17 olmasının, değerlendirmelerin o saatte sona ermesinden kaynaklandığını düşünüyor: “Geç olmasının hiçbir avantajı yok. Akşam saatlerinde hazırdı. Belki aralarında konuştular. Metin tekrar yazılmış olabilir. Bir komutanın bir kere daha görüş vermesi beklenmiş olabilir. Ama enteresandır, bu saatte hiç bildiri olmamış. Bir yetkilinin söylediği bir şey değil, ama benim hissettiğim kadarıyla bunun bir usul ve yöntem hatası olduğunu, belki zamanlama hatası olduğunu daha sonra kendileri de kabul ettiler.” KUR'AN KELİMESİNDE TASHİH VARDI
27 Nisan sürecini değerlendiren bir başka gazetecinin yorumu ise daha farklı. Ona göre bu metin oluşmadan birden fazla toplantı yapıldı. Son toplantı da cuma günü gerçekleştirildi. Ve nihai metin ortaya çıktı. O gece yarısı metnin yayımlanmasından sonra içinde çok küçük bir ‘tashih’ de yapıldı. Metnin üçüncü paragrafında “Kur’an okuma yarışması” ifadesinde Kur’an ilk metinde küçük harflerle ‘kuran’ şeklinde yazılmıştı. Sonra bu metin değişti. AK PARTİ'DE ALARMPeki AK Parti kanadı bildiriden nasıl haberdar oldu, o gece neler yaşandı? Parti kurmaylarından önemli bir isim, bildirinin AK Parti üst kadrolarınca duyulmasıyla birlikte tam bir alarm hâli yaşandığını anlatıyor. O gece bütün basın yayın kanalları (ulusal ve uluslararası) en hassas şekilde izlenmiş. Bir ekip de sabaha kadar çalışma yapmış. Ağustos 2007’de Neşe Düzel’e verdiği röportajda bildiriyi ilk öğrendiği iddiasıyla konuyu anlatan gazeteci Metehan Demir şahit olduğu saatlerin bir kısmını şöyle anlatmıştı: “Bildiriyi doğrusu ummuyorduk. Hatta bildirinin haberini bana daha düşük rütbeli bir subay verecekmiş. Ama komutan ben veririm demiş. Bayağı kuvvetli bir general haber verdi bana. ‘Biraz sonra bayağı net, açık uyarılarla dolu bir açıklama yapılacak. Bir buçuk saate kadar geliyor açıklama’ dedi. 
Çok şaşırdım, neredeyse fenalık geçiriyordum. Sigara içtim, sakinleştim. Düşünsenize bir buçuk saat sonra ülkede çok büyük zelzele yaşanacak. O sırada Habertürk’ten Saynur Tezel aradı. Ben onun programına değerlendirmeler yapıyorum. Yayında bunu söyleyeyim de topu üzerimden atayım dedim. Söyledikten sonra ortalık dalgalandı.” BAŞBAKAN BÜYÜKANIT'A ULAŞAMADI 
Demir, iddiasına göre Başbakan’a yakın iki isimle (biri Ömer Çelik) birlikteydi. Habertürk’ün haberi onlara cep mesajı olarak gelince hemen Başbakan’ı aramaya kalkmışlar. Başbakan Genelkurmay Başkanı’nı telefonla aramış ve ulaşamamıştı. Parti kaynakları bu sözlerin Demir’in yaşadığı ana ilişkin doğru bilgiler içerebileceğini; ama fotoğrafın bütününü yansıtmadığını söylüyor: 
SEZER DE TELEFONA ÇIKMADI
“Farklı kaynaklardan da bilgi alınmıştı. Ve o gece sadece Genelkurmay Başkanı da aranmadı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da (Ahmet Necdet Sezer) telefonlara çıkmadığını o zaman duyduk.” Yani kriz anında Sezer telefonlara çıkmamıştı. Oysa gece gerçekleşmeyen görüşmelerden biri cumartesi günü Erdoğan-Büyükanıt arasında yapılmış ve basına “Sayın Başbakan, Sayın Genelkurmay başkanı ile faydalı bir görüşme yapmıştır.” şeklinde yansımıştı. 28 ŞUBATLA 27 NİSAN ARASINDAKİ FARK28 Şubat sürecini en iyi bilen isimlerden dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu 28 Şubat ile 27 Nisan arasındaki farkı şöyle anlatıyor: “28 Şubat’ın psikolojik harekâtının içinde Fadime Şahinler, Ali Kalkancılar vardı. Yine medya çok kullanıldı. Ama 27 Nisan’da Cumhuriyet mitingleri, vatansever veya Kuvayı Milliye ismini alan dernekler vardı maalesef. Sonradan yargıyı da kullandılar. Asker 2003 ve 2004’teki darbe teşebbüsleri ile belli bir sıkıntının içine girmişti. Ama bu kez yargı öne çıktı.” Orakoğlu, tıpkı 28 Şubat’ta olduğu gibi e-bildiride de bazı gazete/gazetecilerin önemli rolü olduğuna; ancak hükümetin ‘demokrasiyi kuşatan dik duruşuyla’ sıkıntının en hafif düzeyde atlatıldığına dikkat çekiyor. BAYKAL BİLDİRİYİ NASIL ÖĞRENDİ? O gece neler yaşandığını ise aylar sonra CNN Türk’te bir programda cevaplayıp bildiriye ilişkin net bir tutum takınabildi: “27 Nisan bildirisini üzüntüyle karşıladım. Alkışladığım şeklinde iddialar var. Yok, öyle bir şey. Kayıtlı olan tek bir bilgi budur.” 
O dönemde CHP liderinin bildiriden erken haberdar olduğuna dair kimi gazetelerde haberler de çıktı. Baykal, bu konuya ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: 
“Hiçbir şekilde bu bildiriden ne özel olarak ne dolaylı olarak kesinlikle haberdar değilim, bana bildirilmiş değil. Bu bildiriyi iletişim danışmanımız Sayın Baki Özilhan’ın gece telefonuyla öğrendim. Kendisi tanığıdır. Büyük hayretle ve üzüntüyle aldım. Israrla bazı sorular sordum. Yani neyi esas alıyor, cumhurbaşkanlığı seçimiyle mi ilgili, oku dedim, uzun dedi. Kritik bölümleri oku dedim. Kritik bölümlerini okumaya başladı. Konunun önemi anlaşıldı, derhal ilgili televizyon kanallarına bakarak yakaladım ve televizyonda izledim. Benim için tam bir sürpriz olmuştur. Böyle bir bekleyiş içinde özel olarak kesinlikle değildim. Bunu herkesin çok iyi bilmesini istiyorum.” Ersönmez Yarbay:BAZILARI ‘ADAYLIKTAN ÇEKİLME, GÜL YÜZDE YÜZ OLMAYACAK’ DEDİAK Parti’de Cumhurbaşkanlığına ilk aday olan isim Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’dı. Son güne kadar adaylığını sürdüren Yarbay, Abdullah Gül’ün adaylığı kesinleştikten sonra çekildi. 27 Nisan’da yaşananları anlatırken önemli bir ayrıntıyı aktarıyor: “Bana bir kısım kişiler gelip, adaylıktan çekilme; Abdullah Gül, yüzde yüz cumhurbaşkanı adayı olmayacak, dedi.” Yarbay, kendisine bunu söyleyenlere, “Ben kendi imzam ve irademle aday oldum. Ama Gül’e 350 milletvekili imza verdi. Birincide olmaz, ikincide olmaz, üçüncüde seçilir.” cevabını verir. Bunun üzerine onlardan biri şöyle konuşur: “Biz her türlü tedbiri aldık.” O gece bildiri yayımlanınca cuma sabahı duyduklarını düşünüp derinden bir iç çekerek ‘Allah Allah’ deme ihtiyacı hisseden Yarbay, Gül’e can güvenliği konusunda tedbir alması gerektiği uyarısında bulunur. “O da gereken tedbirleri aldı” diyor.Bülent Orakoğlu: GECE YAYIMLANAN E-MUHTIRA İLE FİİLİ DARBE ÖNLENDİEmniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu, e-muhtıra ile fiili bir darbenin önlendiğini iddia ediyor. Ona göre komuta kademesinde 28 Şubat’ın paşaları olsaydı darbe olacaktı. Muhtıranın elektronik olarak verilmesi ordu içindeki ayrılığı gösteriyor: “Muhtıranın veriliş şekli, TSK’da ortak bir değerlendirme olup olmaması konusunda bende kuşku uyandırdı. Çünkü Genelkurmay Başkanı adına bir muhtıra koyuluyor. Ama bunu kim, nasıl koyuyor bilinmiyor. Bununla ilgili Genelkurmay Başkanı’nın son anda bilgisi olduğu gibi bir kanaat oldu bende. Bence bu olayı darbeden çıkaran Büyükanıt oldu.” Orakoğlu e-muhtıranın görünmeyen tarafında yabancı güçlerin olduğunu düşünüyor. Ona göre e-muhtıraya psikolojik harekatlarla zemin hazırlayan unsur EMASYA (Emniyet Asayiş Yardımlaşma) oldu. EMASYA ile 28 Şubat’a ortam hazırlayan Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) aynı işlevi gördüğünü savunuyor. Yani BÇG 28 Şubat’a, EMASYA ise 27 Nisan muhtırasına gerekli zemini hazırladı.Bu yapıların nihai amacını ise şöyle özetliyor: “Millet iradesine inanmayan bir güç var. Genellikle askerin içinde. Ama siviller de var. Daha çok askerin üzerinden bu çalışmalar yapılıyor. 367 sürecinde göz göre göre hukukun üstüne çıktılar. O güç diyor ki ben ne istersem o olur. Hukukun da demokrasinin de üstündeyim. BÇG kurulurken ülkeyi darbeye götürme amaçtı. Bahsettiğim EMASYA da aynı şeyi yapıyor.”Hüseyin Kocabıyık: 28 NİSAN DEVLET AKLININ VARLIĞINI GÖSTERDİ27 Nisan sürecini toplumsal dinamikler açısından tarif eden siyasi analist Hüseyin Kocabıyık, hükümetin 28 Nisan’da cevabî metniyle ‘devlet aklının içinde sağduyulu bir kesimin varlığını’ gördüğünü söylüyor: “28 Nisan’da tarihte ilk kez sivil toplum ve sokaktaki insan, 27 Nisan’daki girişimi, Meclis’te oynanan oyunu, Anayasa Mahkemesi’nde olup bitenleri sessiz karşılamadı. Olağanüstü bir iletişim işledi. En küçük esnaftan köylüye kadar sağcısı solcusu bu oynanan oyuna tepki gösterdi. Millet ilk kez aslında bu işe hayır dedi. 28 Nisan’ın en önemli cevabı millet aslında. Zaten 27 Nisan daha kuvvetli bir organizasyonun adıydı. Yani 2004’te yapılamayacak şeyi yapmaya niyetli bir hareketti. Milletin bu tepkisinden dolayı, püskürtüldü bu hareket.” Kocabıyık’a göre 27 Nisan’ın iki önemli siyasi aktörü vardı: Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar. Ancak 28 Nisan’ın aktörü millet ve Abdullah Gül oldu.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/36095.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/36095.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/36095.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/36095.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/e-muhtiranin-perde-arkasi-7665</link>
                                <pubDate>Tue, 29 Apr 2008 15:56:12 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Yeşilköylüler Otobüs İsyanında</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Yeşilköy halkı mahalle muhtarı Bülent Yurtsever’in önderliğinde imza kampanyası başlattı. Mahallesinde oturan çoğu vatandaşın işyerlerinin uzak bölgelerde olduğunu söyleyen muhtar Yurtsever, kendisine bazı bölgelere otobüs seferleri konulması hakkında çok şikayet geldiğini söyleyerek “Mahalle halkının neredeyse tamamını tanıyorum. Birçoğunun da işyerleri Yeşilköy dışında kimileri de özel aracıyla işlerine gitmek istemiyor. Ve bana sıkça otobüs seferlerinin düzenlenmesi için başvuruyorlar. Bende bunun en etkin olarak imza kampanyası olduğunu söyledim ve imza kampanyasını başlattık. Mahalleye en yakın olan Metro istasyonuna ekonomik ve en kısa yolla ulaşmanın yolu da otobüslerdir. Halen Yeşilköy Eminönü hattında çalışan belediye otobüsleri var ancak bunların da zamanları sınırlı ve çok uzun aralıklarla hareket ediyorlar. İnanıyorum ki imza kampanyamız sonucunda ilgililer gereken önlemleri alıp otobüs seferleri düzenleyeceklerdir” dedi.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bulent%20yurtsever.bmp</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bulent%20yurtsever.bmp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bulent%20yurtsever.bmp"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bulent%20yurtsever.bmp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/yesilkoyluler-otobus-isyaninda-6485</link>
                                <pubDate>Tue, 06 May 2008 21:11:20 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Yeşilköylüler Otobüs İsyanında</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Yeşilköy halkı mahalle muhtarı Bülent Yurtsever’in önderliğinde imza kampanyası başlattı. Mahallesinde oturan çoğu vatandaşın işyerlerinin uzak bölgelerde olduğunu söyleyen muhtar Yurtsever, kendisine bazı bölgelere otobüs seferleri konulması hakkında çok şikayet geldiğini söyleyerek “Mahalle halkının neredeyse tamamını tanıyorum. Birçoğunun da işyerleri Yeşilköy dışında kimileri de özel aracıyla işlerine gitmek istemiyor. Ve bana sıkça otobüs seferlerinin düzenlenmesi için başvuruyorlar. Bende bunun en etkin olarak imza kampanyası olduğunu söyledim ve imza kampanyasını başlattık. Mahalleye en yakın olan Metro istasyonuna ekonomik ve en kısa yolla ulaşmanın yolu da otobüslerdir. Halen Yeşilköy Eminönü hattında çalışan belediye otobüsleri var ancak bunların da zamanları sınırlı ve çok uzun aralıklarla hareket ediyorlar. İnanıyorum ki imza kampanyamız sonucunda ilgililer gereken önlemleri alıp otobüs seferleri düzenleyeceklerdir” dedi.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bulent%20yurtsever.bmp</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bulent%20yurtsever.bmp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bulent%20yurtsever.bmp"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bulent%20yurtsever.bmp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/yesilkoyluler-otobus-isyaninda-7685</link>
                                <pubDate>Tue, 06 May 2008 21:11:20 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Öztaş&#8217;tan Anneler Günü Konseri</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[
Şükrü Öztaş yönetimindeki  Türk Sanat Müziği Korosu Anneler Günü nedeniyle Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde bir konser verdi. Yaşları 45-80 arası olan 80 anneden oluşan Bakırköy Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu sahneye çıktığında da dinleyicilerin neredeyse tamamını anneler oluşturuyordu. Şükrü Öztaş yönetiminde bir birinden hareketli eserlerin yer aldığı konser sonrasında Türk Halk Müziği Korosu Konseri ve halk oyunları gösterisi de yapıldı. Konser öncesinde anneler bir konuşma yapan Bakırköy Belediye Başkanı Hilmi Ateş Ünalerzen, sekiz yıl önce kaybettiği annesine duyduğu özlemi dile getirerek “Bana göre özel günlerin içinde en özeli anneler günüdür. Dünyada her güzel şey kadının eseridir. Karşılıksız tek sevgi annenin çocuğuna duyduğu sevgidir.  Annem 8 yıl önce rahmetli olduğu zaman yaşlı bir amca bana şunu demişti;Sen artık şimdi çocuk değilsin. Bizler annelerimiz ölene kadar yaşımız kaç olursa olsun onların çocuklarıyız,hiç büyümeyiz.”dedi.
 
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/oztastanannelergunukonseri%20%281%29.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/oztastanannelergunukonseri%20%281%29.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/oztastanannelergunukonseri%20%281%29.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/oztastanannelergunukonseri%20%281%29.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/oztastan-anneler-gunu-konseri-6495</link>
                                <pubDate>Tue, 13 May 2008 00:59:13 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Öztaş&#8217;tan Anneler Günü Konseri</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[
Şükrü Öztaş yönetimindeki  Türk Sanat Müziği Korosu Anneler Günü nedeniyle Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde bir konser verdi. Yaşları 45-80 arası olan 80 anneden oluşan Bakırköy Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu sahneye çıktığında da dinleyicilerin neredeyse tamamını anneler oluşturuyordu. Şükrü Öztaş yönetiminde bir birinden hareketli eserlerin yer aldığı konser sonrasında Türk Halk Müziği Korosu Konseri ve halk oyunları gösterisi de yapıldı. Konser öncesinde anneler bir konuşma yapan Bakırköy Belediye Başkanı Hilmi Ateş Ünalerzen, sekiz yıl önce kaybettiği annesine duyduğu özlemi dile getirerek “Bana göre özel günlerin içinde en özeli anneler günüdür. Dünyada her güzel şey kadının eseridir. Karşılıksız tek sevgi annenin çocuğuna duyduğu sevgidir.  Annem 8 yıl önce rahmetli olduğu zaman yaşlı bir amca bana şunu demişti;Sen artık şimdi çocuk değilsin. Bizler annelerimiz ölene kadar yaşımız kaç olursa olsun onların çocuklarıyız,hiç büyümeyiz.”dedi.
 
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/oztastanannelergunukonseri%20%281%29.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/oztastanannelergunukonseri%20%281%29.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/oztastanannelergunukonseri%20%281%29.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/oztastanannelergunukonseri%20%281%29.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/oztastan-anneler-gunu-konseri-7695</link>
                                <pubDate>Tue, 13 May 2008 00:59:13 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>ADD Bakırköy&#8217;de Buluştu</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bakırköy şubesi dayanışma yemeğinde Atatürkçüler bir araya geldi. Bakırköyspor Vakfı tesislerinde yemekte bir araya gelen dernek üyelerine,  salon müdürü Zeki Yıldız ve ekibi gereken ilgiyi gösterdi. Zeki Yıldız yönetiminde ki personelin hizmette kusur etmediği gecede, gönüllerince eğlenen ADD’liler sanatçı İbrahim Can’ın söylediği bir birinden hareketli eserlerle yerlerinde duramadılar. İbrahim Can'ın sahneye davet ettiği TRT Türk Sanat Müzüği istanbul Müdürü Faruk Salgar, söylediği duygu dolu eserlerle insanların bir an nostalji yaşamasına yol açtı. Yoğun katılımın gerçekleştiği gecede konuşan ADD Bakırköy Şube Başkanı Servet Deniz, Atatürkçü düşünceye her zaman sahip çıkacaklarını söyleyerek “Bizler Atatürk’ün çizdiği çizgiden sapmadan yolumuza devam edeceğiz. Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını sonuna kadar savunacağız” dedi. Geceye katılanlar arasında Bakırköy Belediye Başkanı Hilmi Ateş Ünalerzen, Bakırköy İş Adamları Derneği (BİAD) Başkanı A. Salim Yılmaz, ADD İstanbul şubesi ve ilçe başkanları bulunuyordu. 
 
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/add%20bak%C4%B1rkoyde%20bulustu.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/add%20bak%C4%B1rkoyde%20bulustu.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/add%20bak%C4%B1rkoyde%20bulustu.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/add%20bak%C4%B1rkoyde%20bulustu.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/add-bakirkoyde-bulustu-6489</link>
                                <pubDate>Sat, 17 May 2008 02:02:18 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>ADD Bakırköy&#8217;de Buluştu</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bakırköy şubesi dayanışma yemeğinde Atatürkçüler bir araya geldi. Bakırköyspor Vakfı tesislerinde yemekte bir araya gelen dernek üyelerine,  salon müdürü Zeki Yıldız ve ekibi gereken ilgiyi gösterdi. Zeki Yıldız yönetiminde ki personelin hizmette kusur etmediği gecede, gönüllerince eğlenen ADD’liler sanatçı İbrahim Can’ın söylediği bir birinden hareketli eserlerle yerlerinde duramadılar. İbrahim Can'ın sahneye davet ettiği TRT Türk Sanat Müzüği istanbul Müdürü Faruk Salgar, söylediği duygu dolu eserlerle insanların bir an nostalji yaşamasına yol açtı. Yoğun katılımın gerçekleştiği gecede konuşan ADD Bakırköy Şube Başkanı Servet Deniz, Atatürkçü düşünceye her zaman sahip çıkacaklarını söyleyerek “Bizler Atatürk’ün çizdiği çizgiden sapmadan yolumuza devam edeceğiz. Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını sonuna kadar savunacağız” dedi. Geceye katılanlar arasında Bakırköy Belediye Başkanı Hilmi Ateş Ünalerzen, Bakırköy İş Adamları Derneği (BİAD) Başkanı A. Salim Yılmaz, ADD İstanbul şubesi ve ilçe başkanları bulunuyordu. 
 
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/add%20bak%C4%B1rkoyde%20bulustu.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/add%20bak%C4%B1rkoyde%20bulustu.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/add%20bak%C4%B1rkoyde%20bulustu.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/add%20bak%C4%B1rkoyde%20bulustu.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/add-bakirkoyde-bulustu-7689</link>
                                <pubDate>Sat, 17 May 2008 02:02:18 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>ALİYA İZZET BEGOVİÇ BAHÇELİEVLERDE YAŞAYACAK</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Yenibosna’da yaptırılan Aliya İzzet Begoviç Parkı törenle açıldı. 2003 yılında, vefat eden Bosna Hersek eski Cumhurbaşkanı ve Bilge Kral olarak da tanınan Aliya İzzet Begoviç’in adını taşıyan parkın açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş “Bugün burada toplanmamızın iki önemli anlamı var. İlki, tarihe ismini hak ederek yazdıran ve geride önemli izler bırakan Aliya İzzet Begoviç’in hatırasının yaşatılması, diğeri ise halkımızın soluk alabilmesi için kentimize kazandırdığımız yeşil alanlara yeni bir halka eklenmiş olması. Göreve geldiğimizde kentimizde 30 milyon metrekare aktif yeşil alan vardı, biz buna 15 milyon metrekare daha ilave ederek aktif yeşil alan miktarını 45 milyon metrekareye çıkardık” dedi.
 
GELECEĞİN MİRASI YEŞİL ALAN
Törene ev sahipliği yapan Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu konuşmasında “Yeşil alanları yaygınlaştırmaya çalışıyoruz, nesillerimize yeşili sevdirmeliyiz, yarınlarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmalıyız” dedi.açılışa katılanlar arasında bulunan Bahçelievler’in Kardeş Belediyesi de olan Hacic Belediye Başkanı Eyüboviç Hamdo yaptığı konuşmasında “Bosna tarihine damgasını vurmuş, babamız, bilge kralımız Aliya İzzet Begoviç’in adını taşıyan bu parkın açılışında bulunmak bizler için onur verici. Size bunun için dua ediyoruz.” dedi. İçerisinde fıskiyeli havuz, çocuk oyun alanı. pergolalar ve gezi alanları bulunan 4 Bin 600 metre kare toplam alan üzerine kurulan parkın 2 Bin 500 Metre karesi yeşil alan. ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/AL%C4%B0YE%C4%B0ZZETBEGOV%C4%B0CBAHCEL%C4%B0EVLERDEYASAYACAK%20%281%29.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/AL%C4%B0YE%C4%B0ZZETBEGOV%C4%B0CBAHCEL%C4%B0EVLERDEYASAYACAK%20%281%29.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/AL%C4%B0YE%C4%B0ZZETBEGOV%C4%B0CBAHCEL%C4%B0EVLERDEYASAYACAK%20%281%29.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/AL%C4%B0YE%C4%B0ZZETBEGOV%C4%B0CBAHCEL%C4%B0EVLERDEYASAYACAK%20%281%29.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/aliya-izzet-begovic-bahcelievlerde-yasayacak-6501</link>
                                <pubDate>Sat, 17 May 2008 20:25:35 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>ALİYA İZZET BEGOVİÇ BAHÇELİEVLERDE YAŞAYACAK</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Yenibosna’da yaptırılan Aliya İzzet Begoviç Parkı törenle açıldı. 2003 yılında, vefat eden Bosna Hersek eski Cumhurbaşkanı ve Bilge Kral olarak da tanınan Aliya İzzet Begoviç’in adını taşıyan parkın açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş “Bugün burada toplanmamızın iki önemli anlamı var. İlki, tarihe ismini hak ederek yazdıran ve geride önemli izler bırakan Aliya İzzet Begoviç’in hatırasının yaşatılması, diğeri ise halkımızın soluk alabilmesi için kentimize kazandırdığımız yeşil alanlara yeni bir halka eklenmiş olması. Göreve geldiğimizde kentimizde 30 milyon metrekare aktif yeşil alan vardı, biz buna 15 milyon metrekare daha ilave ederek aktif yeşil alan miktarını 45 milyon metrekareye çıkardık” dedi.
 
GELECEĞİN MİRASI YEŞİL ALAN
Törene ev sahipliği yapan Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu konuşmasında “Yeşil alanları yaygınlaştırmaya çalışıyoruz, nesillerimize yeşili sevdirmeliyiz, yarınlarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmalıyız” dedi.açılışa katılanlar arasında bulunan Bahçelievler’in Kardeş Belediyesi de olan Hacic Belediye Başkanı Eyüboviç Hamdo yaptığı konuşmasında “Bosna tarihine damgasını vurmuş, babamız, bilge kralımız Aliya İzzet Begoviç’in adını taşıyan bu parkın açılışında bulunmak bizler için onur verici. Size bunun için dua ediyoruz.” dedi. İçerisinde fıskiyeli havuz, çocuk oyun alanı. pergolalar ve gezi alanları bulunan 4 Bin 600 metre kare toplam alan üzerine kurulan parkın 2 Bin 500 Metre karesi yeşil alan. ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/AL%C4%B0YE%C4%B0ZZETBEGOV%C4%B0CBAHCEL%C4%B0EVLERDEYASAYACAK%20%281%29.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/AL%C4%B0YE%C4%B0ZZETBEGOV%C4%B0CBAHCEL%C4%B0EVLERDEYASAYACAK%20%281%29.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/AL%C4%B0YE%C4%B0ZZETBEGOV%C4%B0CBAHCEL%C4%B0EVLERDEYASAYACAK%20%281%29.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/AL%C4%B0YE%C4%B0ZZETBEGOV%C4%B0CBAHCEL%C4%B0EVLERDEYASAYACAK%20%281%29.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/aliya-izzet-begovic-bahcelievlerde-yasayacak-7701</link>
                                <pubDate>Sat, 17 May 2008 20:25:35 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Üst Geçit Çilesi Bitmedi</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[
Büyükşehir Belediyesi son dönemlerde üst geçitlerde çalışmalar başlatmış gibi görünüyor. Ancak nedendir bilinmez üst geçitlerin derdi bir türlü çözümlenememiş gibi. Kimilerinin üstü açılmış yağmurda vatandaşlar su içinde yüzerek üst geçidi kullanmak durumunda, kimileride isim tabelalarını dahi kaybetmiş durumda haber içinde göreceğiniz iki farklı fotoğraf İstanbul’un iki ayrı yakasından. Fotoğraflarda görünen yerleri bilenler hatırlayacaklardı biri Bostancı diğeri de Bakırköy iki farklı yorum görünüyor burada. Birinde sular içinde yüzen vatandaşlar, diğerinde de üst geçidin değil daha çok ismi verilen kişinin ön plana çıkıyor olması. Vatandaşlar ilgililerin gerekeni yapmalarını bekliyor.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/ustgecit.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/ustgecit.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/ustgecit.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/ustgecit.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/ust-gecit-cilesi-bitmedi-6508</link>
                                <pubDate>Fri, 23 May 2008 00:49:40 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Üst Geçit Çilesi Bitmedi</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[
Büyükşehir Belediyesi son dönemlerde üst geçitlerde çalışmalar başlatmış gibi görünüyor. Ancak nedendir bilinmez üst geçitlerin derdi bir türlü çözümlenememiş gibi. Kimilerinin üstü açılmış yağmurda vatandaşlar su içinde yüzerek üst geçidi kullanmak durumunda, kimileride isim tabelalarını dahi kaybetmiş durumda haber içinde göreceğiniz iki farklı fotoğraf İstanbul’un iki ayrı yakasından. Fotoğraflarda görünen yerleri bilenler hatırlayacaklardı biri Bostancı diğeri de Bakırköy iki farklı yorum görünüyor burada. Birinde sular içinde yüzen vatandaşlar, diğerinde de üst geçidin değil daha çok ismi verilen kişinin ön plana çıkıyor olması. Vatandaşlar ilgililerin gerekeni yapmalarını bekliyor.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/ustgecit.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/ustgecit.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/ustgecit.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/ustgecit.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/ust-gecit-cilesi-bitmedi-7708</link>
                                <pubDate>Fri, 23 May 2008 00:49:40 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Milli Takım Küçükçekmece Semalarında</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 
Küçükçekmece Belediye Başkanlığının geleneksel hale getirdiği uçurtma şenliği yapıldı. Küçükçekmece göl kenarında yapılan uçurtma şenliğine yurtdışından gelen profesyonel uçurtmacılardan Henk Boelens, Henk Breedland, Albert Trinks, Maarten van Hienen, Mr. Ralf Dietrich, Oliver Fischer, Grischa König, Hans P. Boehme şenliğe katıldılar. Şenlikte en çok ilgi gören uçurtmalar 11 milli takım oyuncusunun formaları oldu. Profesyonel Türk uçurtmacılarında katıldığı şenlikte konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, çocukluk günlerini anım sadığını söyleyerek “Burada yapılan uçurtma şenliğinde inanıyorum ki birçok insan çocukluğunu yeniden yaşıyor. Bazı vatandaşlarımız çocukları ile kimileride torunları ile birlikte çocukluğunda yaşadığı günleri birlikte yaşıyorlar” dedi.  
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/millitak%C4%B1mkucukcekmecesemalar%C4%B1nda.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/millitak%C4%B1mkucukcekmecesemalar%C4%B1nda.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/millitak%C4%B1mkucukcekmecesemalar%C4%B1nda.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/millitak%C4%B1mkucukcekmecesemalar%C4%B1nda.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/milli-takim-kucukcekmece-semalarinda-6509</link>
                                <pubDate>Sat, 24 May 2008 16:52:57 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Milli Takım Küçükçekmece Semalarında</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 
Küçükçekmece Belediye Başkanlığının geleneksel hale getirdiği uçurtma şenliği yapıldı. Küçükçekmece göl kenarında yapılan uçurtma şenliğine yurtdışından gelen profesyonel uçurtmacılardan Henk Boelens, Henk Breedland, Albert Trinks, Maarten van Hienen, Mr. Ralf Dietrich, Oliver Fischer, Grischa König, Hans P. Boehme şenliğe katıldılar. Şenlikte en çok ilgi gören uçurtmalar 11 milli takım oyuncusunun formaları oldu. Profesyonel Türk uçurtmacılarında katıldığı şenlikte konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, çocukluk günlerini anım sadığını söyleyerek “Burada yapılan uçurtma şenliğinde inanıyorum ki birçok insan çocukluğunu yeniden yaşıyor. Bazı vatandaşlarımız çocukları ile kimileride torunları ile birlikte çocukluğunda yaşadığı günleri birlikte yaşıyorlar” dedi.  
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/millitak%C4%B1mkucukcekmecesemalar%C4%B1nda.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/millitak%C4%B1mkucukcekmecesemalar%C4%B1nda.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/millitak%C4%B1mkucukcekmecesemalar%C4%B1nda.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/millitak%C4%B1mkucukcekmecesemalar%C4%B1nda.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/milli-takim-kucukcekmece-semalarinda-7709</link>
                                <pubDate>Sat, 24 May 2008 16:52:57 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Bağcılar Belediyesi Geleneksel Boğaz Turunda</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İlçede bulunan Gençlik, Çocuk, Hanımlar, Engelliler, İzci ve Çevre kulüplerinden 555’er kişinin katılımıyla gerçekleştirilen boğaz turuna toplamda 3 Bin 500 kişi katıldı.
İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık ve Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da boğaz turuna katılanları gezide yalnız bırakmadı. Boğaz turuna katılan vatandaşlar arasında bulunan engelliler, bu yıl ilk kez katıldıklarını söyleyerek mutluluklarını dile getirdiler. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı neden böyle bir etkinlik yaptıklarını “İstanbul Bağcılar'da yaşayıp ta, bırakın denizi görmeyi Bakırköy'ü, Eminönü'nü görmeyen insanımız var. Yaşanılan ekonomik sıkıntılar arasında insanlar, en doğal ihtiyaçlarını dahi yerine getiremezken bu tür sosyal ilişkilere zemin yaratabilmesi gerçekten zor. Halk ister istemez, büyük umutlarla geldiği bu yeni çevreyle kaynaşamıyor, kentleşme bilincini ertelemek zorunda kalıyor. Biz de Belediye olarak İstanbul’un fethinin 555. yılı dolayısıyla kulüplerimizden 555 diğer birimlerden de 555’er kişi davet ederek böyle bir gezi düzenledik. Şimdiye kadar boğazı göremeyen engellilerin mutluklarını görmek insana huzur veriyor” dedi. 1994 yılında başlatılan boğaz turu Bağcılar Belediyesinde geleneksel olarak her yıl Mayıs ayının son haftasında yapılıyor.  
 
    
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bogaz%20turuna%20yo%C4%9Fun%20ilgi.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bogaz%20turuna%20yo%C4%9Fun%20ilgi.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bogaz%20turuna%20yo%C4%9Fun%20ilgi.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bogaz%20turuna%20yo%C4%9Fun%20ilgi.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/bagcilar-belediyesi-geleneksel-bogaz-turunda-6514</link>
                                <pubDate>Mon, 02 Jun 2008 00:15:51 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Bağcılar Belediyesi Geleneksel Boğaz Turunda</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İlçede bulunan Gençlik, Çocuk, Hanımlar, Engelliler, İzci ve Çevre kulüplerinden 555’er kişinin katılımıyla gerçekleştirilen boğaz turuna toplamda 3 Bin 500 kişi katıldı.
İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık ve Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da boğaz turuna katılanları gezide yalnız bırakmadı. Boğaz turuna katılan vatandaşlar arasında bulunan engelliler, bu yıl ilk kez katıldıklarını söyleyerek mutluluklarını dile getirdiler. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı neden böyle bir etkinlik yaptıklarını “İstanbul Bağcılar'da yaşayıp ta, bırakın denizi görmeyi Bakırköy'ü, Eminönü'nü görmeyen insanımız var. Yaşanılan ekonomik sıkıntılar arasında insanlar, en doğal ihtiyaçlarını dahi yerine getiremezken bu tür sosyal ilişkilere zemin yaratabilmesi gerçekten zor. Halk ister istemez, büyük umutlarla geldiği bu yeni çevreyle kaynaşamıyor, kentleşme bilincini ertelemek zorunda kalıyor. Biz de Belediye olarak İstanbul’un fethinin 555. yılı dolayısıyla kulüplerimizden 555 diğer birimlerden de 555’er kişi davet ederek böyle bir gezi düzenledik. Şimdiye kadar boğazı göremeyen engellilerin mutluklarını görmek insana huzur veriyor” dedi. 1994 yılında başlatılan boğaz turu Bağcılar Belediyesinde geleneksel olarak her yıl Mayıs ayının son haftasında yapılıyor.  
 
    
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bogaz%20turuna%20yo%C4%9Fun%20ilgi.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bogaz%20turuna%20yo%C4%9Fun%20ilgi.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bogaz%20turuna%20yo%C4%9Fun%20ilgi.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bogaz%20turuna%20yo%C4%9Fun%20ilgi.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/bagcilar-belediyesi-geleneksel-bogaz-turunda-7714</link>
                                <pubDate>Mon, 02 Jun 2008 00:15:51 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Bağcılar Belediyesinden 100 Bin YTL Ödül</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Bağcılar Belediyesi’nin geleneksel çevre haftası etkinlikleri 1 Haziran Pazar günü yapılan yarışmalarla başladı. Bir hafta  sürecek olan çeşitli yarışmalar sonunda toplam 100 Bin YTL’lik ödül dağıtılacak. 34 kategoriden oluşan yarışmalarda, kısa maraton, halk koşuları, bisiklet yarışmaları, resim, şiir, hikaye, kompozisyon, röportaj, proje ve obje dalları da yer alıyor.Yarışmada dereceye girenlerden birincilere Bin YTL; ikincilere 800 YTL ve üçüncülere ise 600 YTL ve birer bisiklet verilecek. Yapılacak olan yarışmalara kızlar ve engellilerin yoğun ilgi göstermesi de dikkat çeken noktalardan biri. Ödülü almak için kıyasıya yarışan engellilerle yakın ilgilenen Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, yapılan etkinlikle ilgili düşüncelerini “Çevre konusunda ödül almış bir belediyeyiz. Bu yarışmalarla hem çevreye duyarlılığın artmasını hem de yarışmalara katılarak dereceye girenlere para ödülü vererek eğitimlerine maddi katkıda bulunmayı hedefliyoruz” şeklinde dile getirdi.  
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/engelliler%20bu%20kez%20%C3%A7evre%20i%C3%A7in%20yar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1lar%20%282%29.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/engelliler%20bu%20kez%20%C3%A7evre%20i%C3%A7in%20yar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1lar%20%282%29.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/engelliler%20bu%20kez%20%C3%A7evre%20i%C3%A7in%20yar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1lar%20%282%29.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/engelliler%20bu%20kez%20%C3%A7evre%20i%C3%A7in%20yar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1lar%20%282%29.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/bagcilar-belediyesinden-100-bin-ytl-odul-6515</link>
                                <pubDate>Wed, 04 Jun 2008 02:37:30 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Bağcılar Belediyesinden 100 Bin YTL Ödül</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Bağcılar Belediyesi’nin geleneksel çevre haftası etkinlikleri 1 Haziran Pazar günü yapılan yarışmalarla başladı. Bir hafta  sürecek olan çeşitli yarışmalar sonunda toplam 100 Bin YTL’lik ödül dağıtılacak. 34 kategoriden oluşan yarışmalarda, kısa maraton, halk koşuları, bisiklet yarışmaları, resim, şiir, hikaye, kompozisyon, röportaj, proje ve obje dalları da yer alıyor.Yarışmada dereceye girenlerden birincilere Bin YTL; ikincilere 800 YTL ve üçüncülere ise 600 YTL ve birer bisiklet verilecek. Yapılacak olan yarışmalara kızlar ve engellilerin yoğun ilgi göstermesi de dikkat çeken noktalardan biri. Ödülü almak için kıyasıya yarışan engellilerle yakın ilgilenen Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, yapılan etkinlikle ilgili düşüncelerini “Çevre konusunda ödül almış bir belediyeyiz. Bu yarışmalarla hem çevreye duyarlılığın artmasını hem de yarışmalara katılarak dereceye girenlere para ödülü vererek eğitimlerine maddi katkıda bulunmayı hedefliyoruz” şeklinde dile getirdi.  
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/engelliler%20bu%20kez%20%C3%A7evre%20i%C3%A7in%20yar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1lar%20%282%29.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/engelliler%20bu%20kez%20%C3%A7evre%20i%C3%A7in%20yar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1lar%20%282%29.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/engelliler%20bu%20kez%20%C3%A7evre%20i%C3%A7in%20yar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1lar%20%282%29.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/engelliler%20bu%20kez%20%C3%A7evre%20i%C3%A7in%20yar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1lar%20%282%29.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/bagcilar-belediyesinden-100-bin-ytl-odul-7715</link>
                                <pubDate>Wed, 04 Jun 2008 02:37:30 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Bakırköy&#8217;de Sigara Yasağı Başladı</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ülke genelinde yankı uyandıran 4207 sayılı “Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkındaki Kanunun” uygulanması konusuna açıklık getirmek için Bakırköy Kaymakamı Dursun Ali Şahin, kamu kurumları, okullar, sağlık ocakları, dersaneler, esnaf odaları ve alışveriş merkezi yöneticileri ile Özel Kültür Koleji’nde toplantı yaptı. Kanun kapsamındaki hükümlerin titizlikle uygulanmasına önem veren Kaymakam Şahin, kamu kurumlarında ve diğer yerlerde sigara yasağını uygulayacak sorumlu kişilerin belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Okullarda; okul müdürleri ve nöbetçi öğretmenlerin, dernek, vakıf, spor tesisleri, eğlence yerlerinde, sinema ve tiyatro gibi kültür aktivitelerinin sergilendiği yerde sorumlu müdürlerin yetkili olduğunu ifade eden Kaymakam Şahin, cezayı uygulayacak olanların da denetleneceğini söyledi.
Sigara içen önce ikaz edilecek
Kaymakam Şahin, cezanın uygulanması için üç önemli aşamayı şöyle anlattı: Yasayı ihlal edenlere ikaz yapılmadan tutanak tutulamayacaktır. Uyarıdan sonra kişi halen sigara içmeye devam ediyorsa kişinin vatandaşlık numarası alınarak hakkında tutanak tutulacaktır.  Binaların her katında 50x70 ebadına ikaz panolarının asılması gerekmektedir. Cezanın uygulanması için ikaz panoları asılması şart. Tutulan tutanak Kaymakamlığa isim adres tespiti için gönderilecek, onay alındıktan sonra ilgili kişiye idari para cezası kesilecektir.
Bir Yıl Süre
1996 yılında çıkan 4207 sayılı kanuna göre sadece iki kişiye sigaradan dolayı ceza verdiğine dikkat çeken Kaymakam Şahin, ilçedeki Alışveriş Merkezlerine (AVM) 4207 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması konusunda bilgilendirme yazısı gönderildi. Yazıda AVM’lerin ortak havalandırması sistemi dışında özel havalandırma yaparak, yönetimcilerden teknik açıdan onay alan kafeterya, lokanta, birahane gibi işyerlerinin sigara dumanı ve kokusunun dışarı yayılmaması koşulu ile 19 Temmuz 2009’a kadar sigara yasağından muaf oldukları belirtiliyor. 
 
 
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bak%C4%B1rkoydesigarayasag%C4%B1baslad%C4%B1.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bak%C4%B1rkoydesigarayasag%C4%B1baslad%C4%B1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bak%C4%B1rkoydesigarayasag%C4%B1baslad%C4%B1.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bak%C4%B1rkoydesigarayasag%C4%B1baslad%C4%B1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/bakirkoyde-sigara-yasagi-basladi-6513</link>
                                <pubDate>Wed, 04 Jun 2008 02:37:50 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Bakırköy&#8217;de Sigara Yasağı Başladı</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ülke genelinde yankı uyandıran 4207 sayılı “Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkındaki Kanunun” uygulanması konusuna açıklık getirmek için Bakırköy Kaymakamı Dursun Ali Şahin, kamu kurumları, okullar, sağlık ocakları, dersaneler, esnaf odaları ve alışveriş merkezi yöneticileri ile Özel Kültür Koleji’nde toplantı yaptı. Kanun kapsamındaki hükümlerin titizlikle uygulanmasına önem veren Kaymakam Şahin, kamu kurumlarında ve diğer yerlerde sigara yasağını uygulayacak sorumlu kişilerin belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Okullarda; okul müdürleri ve nöbetçi öğretmenlerin, dernek, vakıf, spor tesisleri, eğlence yerlerinde, sinema ve tiyatro gibi kültür aktivitelerinin sergilendiği yerde sorumlu müdürlerin yetkili olduğunu ifade eden Kaymakam Şahin, cezayı uygulayacak olanların da denetleneceğini söyledi.
Sigara içen önce ikaz edilecek
Kaymakam Şahin, cezanın uygulanması için üç önemli aşamayı şöyle anlattı: Yasayı ihlal edenlere ikaz yapılmadan tutanak tutulamayacaktır. Uyarıdan sonra kişi halen sigara içmeye devam ediyorsa kişinin vatandaşlık numarası alınarak hakkında tutanak tutulacaktır.  Binaların her katında 50x70 ebadına ikaz panolarının asılması gerekmektedir. Cezanın uygulanması için ikaz panoları asılması şart. Tutulan tutanak Kaymakamlığa isim adres tespiti için gönderilecek, onay alındıktan sonra ilgili kişiye idari para cezası kesilecektir.
Bir Yıl Süre
1996 yılında çıkan 4207 sayılı kanuna göre sadece iki kişiye sigaradan dolayı ceza verdiğine dikkat çeken Kaymakam Şahin, ilçedeki Alışveriş Merkezlerine (AVM) 4207 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması konusunda bilgilendirme yazısı gönderildi. Yazıda AVM’lerin ortak havalandırması sistemi dışında özel havalandırma yaparak, yönetimcilerden teknik açıdan onay alan kafeterya, lokanta, birahane gibi işyerlerinin sigara dumanı ve kokusunun dışarı yayılmaması koşulu ile 19 Temmuz 2009’a kadar sigara yasağından muaf oldukları belirtiliyor. 
 
 
 ]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bak%C4%B1rkoydesigarayasag%C4%B1baslad%C4%B1.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bak%C4%B1rkoydesigarayasag%C4%B1baslad%C4%B1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bak%C4%B1rkoydesigarayasag%C4%B1baslad%C4%B1.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/bak%C4%B1rkoydesigarayasag%C4%B1baslad%C4%B1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/bakirkoyde-sigara-yasagi-basladi-7713</link>
                                <pubDate>Wed, 04 Jun 2008 02:37:50 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>