<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>Medya</title>
                  <link>http://yontemgazetesi.com/medya</link>
                  <description>En güncel Medya Haberleri. Son dakika Medya haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>Güvercinler Evsiz Kaldı</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 
Gazetemizin geçen sayısında yayınladığımız ‘Meydan Savaşını Büyükşehir Kazandı’ başlıklı haberimiz sonrasında güvercinlerin konakladığı demir kaldırıldı. Bakırköy Halk Pazarı yazısının olmadığı sadece demir aksamın bulunduğu tabelaya güvercinler konuyordu. Oradan kaldırılması sonrasında bunu yayınlama gereği duyduk. Şimdiye kadar ilgililerin dikkatinden kaçmış olmalı ki yapılan haber sonrasında çirkin görüntü ortadan kaldırıldı.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/G%C3%BCvercinler%20Evsiz%20Kald%C4%B1.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/G%C3%BCvercinler%20Evsiz%20Kald%C4%B1.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/G%C3%BCvercinler%20Evsiz%20Kald%C4%B1.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/G%C3%BCvercinler%20Evsiz%20Kald%C4%B1.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/guvercinler-evsiz-kaldi-6633</link>
                                <pubDate>Tue, 06 Jan 2009 23:15:48 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Güvercinler Evsiz Kaldı</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 
Gazetemizin geçen sayısında yayınladığımız ‘Meydan Savaşını Büyükşehir Kazandı’ başlıklı haberimiz sonrasında güvercinlerin konakladığı demir kaldırıldı. Bakırköy Halk Pazarı yazısının olmadığı sadece demir aksamın bulunduğu tabelaya güvercinler konuyordu. Oradan kaldırılması sonrasında bunu yayınlama gereği duyduk. Şimdiye kadar ilgililerin dikkatinden kaçmış olmalı ki yapılan haber sonrasında çirkin görüntü ortadan kaldırıldı.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/G%C3%BCvercinler%20Evsiz%20Kald%C4%B1.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/G%C3%BCvercinler%20Evsiz%20Kald%C4%B1.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/G%C3%BCvercinler%20Evsiz%20Kald%C4%B1.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/G%C3%BCvercinler%20Evsiz%20Kald%C4%B1.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/guvercinler-evsiz-kaldi-7833</link>
                                <pubDate>Tue, 06 Jan 2009 23:15:48 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Sorumuza Hala Cevap Alamadık</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Geçen sayımızda manşetten verdiğimiz ‘Muhtarların Sponsoru Kim’ haberimize hala cevap alamadık. Yaptığımız yayın sonrasında Ulusal bir gazetede de ‘CHP’den Jakuzili Seçim Rüşveti’ başlığı ile yer alan haber yaptığımız yayının ne denli yerinde olduğunu bir göstergesi gibi. Bu denli duyarsız kalan yöneticilerin korkuları olmalı ki hala sorumuza cevap veremediler.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Sorumuza%20Hala%20Cevap%20Alamad%C4%B1k%20%281%29.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Sorumuza%20Hala%20Cevap%20Alamad%C4%B1k%20%281%29.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Sorumuza%20Hala%20Cevap%20Alamad%C4%B1k%20%281%29.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Sorumuza%20Hala%20Cevap%20Alamad%C4%B1k%20%281%29.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/sorumuza-hala-cevap-alamadik-6643</link>
                                <pubDate>Wed, 07 Jan 2009 00:15:54 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Sorumuza Hala Cevap Alamadık</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Geçen sayımızda manşetten verdiğimiz ‘Muhtarların Sponsoru Kim’ haberimize hala cevap alamadık. Yaptığımız yayın sonrasında Ulusal bir gazetede de ‘CHP’den Jakuzili Seçim Rüşveti’ başlığı ile yer alan haber yaptığımız yayının ne denli yerinde olduğunu bir göstergesi gibi. Bu denli duyarsız kalan yöneticilerin korkuları olmalı ki hala sorumuza cevap veremediler.]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Sorumuza%20Hala%20Cevap%20Alamad%C4%B1k%20%281%29.JPG</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Sorumuza%20Hala%20Cevap%20Alamad%C4%B1k%20%281%29.JPG" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Sorumuza%20Hala%20Cevap%20Alamad%C4%B1k%20%281%29.JPG"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Sorumuza%20Hala%20Cevap%20Alamad%C4%B1k%20%281%29.JPG" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/sorumuza-hala-cevap-alamadik-7843</link>
                                <pubDate>Wed, 07 Jan 2009 00:15:54 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Ünlü Astrolog Can Aydoğmuş, DÜNYADA İYİLEŞME BAŞLAYACAK</title>
                                <description><![CDATA[Kötü sürprizleri ve bizi bambaşka gerçekliklere adapte olmaya zorlayan sıra dışı enerjisiyle 2020’yi geride bırakmaya hazırlandığımız bugünlerde, herkesin aklında aynı soru var, “Acaba 2021 nasıl olacak?”]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Kötü sürprizleri ve bizi bambaşka gerçekliklere adapte olmaya zorlayan sıra dışı enerjisiyle 2020’yi geride bırakmaya hazırlandığımız bugünlerde, herkesin aklında aynı soru var, “Acaba 2021 nasıl olacak?”

Ünlü Astrolog Can Aydoğmuş, 2021’in başlangıçta yine zorlu ama ikinci yarısına doğru daha yumuşak bir yıl olacağını söylüyor. Daha önce Corona virüsten Amerika seçimlerine, Azerbaycan’dan bitcoin’e kadar yüzlerce konuyu önceden söyleyen Aydoğmuş 2021 Astrolojik Öngörülerini 31 Aralık günü Demet Akalın ve Alişan’ın programında açıklayacak.

“2021 yılı Jüpiter şu an çok düşük bir konumda olduğu için, mayıs ayına kadar karanlık bir tünelin içinden geçiyor gibi olacak ama sonra her şey çok daha farklı bir değişime doğru gidecek,” diyen Can Aydoğmuş 2021 yılının aslında 2020’nin bir devamı gibi olacağını söylüyor.

“Jüpiter ve Satürn Mayıs’ın 21’ine kadar bir arada olacağı için dünyadaki kısır döngülerin kırılacağı, kötü liderlerin gitmesi için kapıların açılacağı aynı zamanda insanların özgürleşmesi için hareketlerin başlayacağı bir dönem olarak kendini gösteriyor. Bunun yanında 2021 yılının ikinci yarısına doğru her şey rahatlamaya başlayacak ama asıl 2023 yılında Corona başta olmak üzere pek çok konuda dünya tamamen rahatlamış olacak. Asıl rahatlama 2023 Mayıs ayından sonra gerçekleşecek. Uzun zamandır yerinde sayan ve bir türlü ilerleyemediğini hissedenlere de iyi bir haber vermek isterim. 2021 yılında harekete geçen enerjilerle bu kişilerin de hayatlarındaki durağanlık sona erecek,” şeklinde gelecek yılı özetleyen ünlü astrolog, bizleri yepyeni bir değişim dönüşüm sürecinin beklediğini söylüyor.

Can Aydoğmuş, ayrıntılı 2021 yılı astrolojik öngörülerini 31 Aralık sabahı StarTV’de yayınlanan Demet ve Alişan ile Sabah Sabah programında paylaşacak.

 

 
]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Img-20200328-wa0026_223226e008a152700c4e.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Img-20200328-wa0026_223226e008a152700c4e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Img-20200328-wa0026_223226e008a152700c4e.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/Img-20200328-wa0026_223226e008a152700c4e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/unlu-astrolog-can-aydogmus-dunyada-iyilesme-baslayacak-9044</link>
                                <pubDate>Tue, 29 Dec 2020 19:39:29 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Cildi kara yüzü ak madencilerimiz ve Ameleler Birliği</title>
                                <description><![CDATA[Gazeteci Ferhat Yıldırım, maden ocakları ve madencileri konu alan bir makale yayımlamış. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 

Önümüzdeki seçimlerde kim söz sahibi olacak, CHP’nin adayı Kılıçdaroğlu mu yoksa Mansur Yavaş mı olsun, Avrupa’nın enerji krizi ve Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşları konuştuğumuz bugünlerde Bartın’dan gelen 41 şehit haberi ülkemizi yasa boğdu.

Neden madenlerimizde riskleri ortadan kaldıracak bir sistem tesis edemiyoruz anlaşılır gibi değil…

1907 yılında çalışmaya başlayan ve 1989 yılında kapanan Belçika’da bulunan Beringen maden ocağını ziyaret ettiğimde gerçekten bugün yaşanılan kaderimizin nedenlerini canlı canlı gördüm.

Beringen maden ocağı kapanmasının ardından müze olarak kullanılmaya başlamış ve halende ziyaretçilere 1907-1989 yılları arasında nasıl bir çalışma yapıldığını yansıtıyorlar.

Soyunma odaları, personel yemekhanesi, iş güvenliği, o zamanın teknolojik ekipmanları çalışanlara verilen değerin bir yansımasıydı.

Beringen Maden Ocağı, Türk işçilerden oluşuyor ve bu durum bir tesadüf değildir.

4 Mart 1887 tarihinde Boule maden ocağında,120 madenci metan gazı patlaması nedeniyle ölüyor.

8 Ağustos 1956 tarihinde Marcinelle şehrinde bulunan maden ocağında patlama sonucu meydana gelen yangında 262 madenci ölüyor.

Ölenlerin arasında 136 kişinin İtalyan olması sebebiyle İtalyan hükümeti Belçika’ya işçi göndermeme kararı alıyor. Bu karar üzerine Belçika’da bulunan maden ocaklarında çalışmak üzere Fas ve Türkiye’den işçi getiriliyor. Beringen Maden Ocağında Türk işçilerin sayısının fazla olmasının nedeni de bu işçilerin getirilmesinden kaynaklanıyor.

Beringen’de bulunan maden ocağı kapandığı zaman tüm işçilere bir daire alabilecekleri kadar ciddi bir tazminat ödemesi yapılıyor. Geçmiş zamanda o madende çalışan Türk işçiler, günümüzde Beringen’de havuzlu, bahçeli ve otoparklı alanlarda hayatlarına devam ediyorlar.

Maden ocağının kapanmasının ardından 30 yıl geçiyor…

Ani bir gelişme oluyor…

Beringen maden ocağının şirket hesapları kontrol ediliyor ve bir anormal durum fark ediliyor.

Emekli olan işçiler telefonla tek tek aranıyor...

Ölenlerin ise yakınları…

Pandemi başladığı ilk yıl madencileri ve ailelerini arayan yetkililer, “Biz kapanan maden ocağının mali hesaplarını kontrol ettik ve sizlere hatalı tazminatlar ödenmiş. Bu sebeple sizin hesabınıza 40.000 Euro yatırıyoruz ve sizlerden özür diliyoruz.” diyerek hesaplamaların devam ettiğini belki daha da para ödeyebileceklerini de belirtiyorlar.

Pandeminin zirvede olduğu günlerde bir daha arayarak bu sefer de 20.000 Euro gibi bir miktar ödeme yapılıyor. Yani madene değil, madeni çıkarana değer veriliyor.

Değerli maden terimi rafa kaldırılırken, değerli olan insan oluyor insan...

Peki Belçika’da maden ocaklarında yaşayanların kaderi böyle iken bizim ülkemizde çalışan madencilerimizin durumu nedir?

Maden işçilerimiz, teknolojiden uzak, güvenlik teknolojilerinden bihaber maden ocağı işletmecilerinin oyuncağı olmuş durumdadır.

Unutmadan bizde bir de Avrupa ülkelerinde olmayan bir kuruluş var.



‘Amele Birliği’

Kurtuluş savaşı sırasında Mustafa Kemal Atatürk’ün madencilere verdiği önem neticesinde,yazdığı talimat ile 10 Eylül 1921 tarihinde TBMM’de çıkarılan yasanın 4. Maddesi referans gösterilerek, 22 Temmuz 1923 yılında Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan ‘Amelebirliği Talimatnamesi’ ile Türkiye’nin ilk sosyal yardım kuruluşu olarak Ameleler Birliği kuruluyor.

Ankara’da Hoşdere Caddesinde ihtişamlı bir misafirhaneleri var ve kahvaltı dahil 60 liraya konaklama hizmeti verdiği konuşuluyor.

Maden şehitlerimize, Ameleler Birliği’nin yardım sandığından ne kadar yardım yapıldığı bilinmez ama kuruluş amacına uygun olarak maden işçilerinin sağlıklı ortamda çalışmasını tesis edemediği, madenin değil madeni çıkaranın değerli kabul edilmesiyle alakalı bir çalışma yapmadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Madencilikte hataya yer yoktur çok iyi biliyoruz ama hata üstüne hata yapmayı da marifet olarak kabul etmiş gibi gözüküyoruz.

Ferhat Yıldırım

 
]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/beringen-maden-ocag_i-7_679b42e366e4fc526e0a.jpeg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/beringen-maden-ocag_i-7_679b42e366e4fc526e0a.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/beringen-maden-ocag_i-7_679b42e366e4fc526e0a.jpeg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/beringen-maden-ocag_i-7_679b42e366e4fc526e0a.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/cildi-kara-yuzu-ak-madencilerimiz-ve-ameleler-birligi-9466</link>
                                <pubDate>Tue, 08 Nov 2022 12:15:05 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>FİGEN ÇALIKUŞU: BU ACIYI BU ÜLKEYE YAŞATANLAR, BUNUN HUKUKİ VE SİYASİ BEDELİNİ ÖDEYECEKLER</title>
                                <description><![CDATA[Avukat Figen Çalıkuşu Karar gazetesinde yayınlanan son köşe yazısında Türkiye'nin 10 kentinde büyük yıkıma yol açan depremi kaleme aldı. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Avukat Figen Çalıkuşu Karar gazetesinde yayınlanan son köşe yazısında Türkiye&#39;nin 10 kentinde büyük yıkıma yol açan depremi kaleme aldı. "Betona tapanların iktidarında, harcında kum olan binaları da siyasetleri de çöktü." diyen Çalıkuşu hem deprem öncesinde hem de deprem sonrasında yetersiz kalan AKP iktidarına sert çıktı. Çalıkuşu, "Daha evvel de bu gerçeği suratımıza çarpan felaketler yaşadık ama “şimdi zaman o zaman değil, zaman dayanışma, birlik zamanı” denerek uyutulduk. Bu acıyı bu ülkeye yaşatanlar, bunun hukuki ve siyasi bedelini ödeyecekler." dedi.

6 Şubat&#39;ta 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde, saat 13.24’te de Elbistan ilçesinde meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde 18 bini aşkın vatandaşımız hayatını kaybederken 74 binden fazla vatandaşımız yaralandı. 7 bine yakın bina yerle bir oldu ve yıkıldı ihbarı gelen bina sayısı 11 bini geçti. Türkiye&#39;nin yaşadığı en büyük felaketlerden biri olan deprem 10 ili yerle bir ederken sonrasında yaşanan koordinasyon sorunu ve kritik saatlerde ulaşılamayan enkazlardan gelen haberler çaresizliğin resmi olarak hafızalara kazındı.

Karar gazetesi yazarı hukukçu Figen Çalıkuşu son köşe yazısında tüm Türkiye&#39;yi yasa boğan depremi kaleme aldı. "Daha deprem olmamıştı, 2000 köy yolumuz kardan kapalı idi." diyen Çalıkuşu, AKP iktidarını sert sözlerle eleştirdi. Depremde çöken tünel, AFAD binası, kamu binaları ve otoyollara dikkat çeken Çalıkuşu, "Tapılan “rant betonunun” iflasını gördük. Hatay’a “fay hattı” denmesine rağmen tek adam rejiminin inadı ile yapılan havalimanı pisti ortadan yarıldı, uçaklar inemedi, bunu da gördük..." dedi.


Deprem sonrasında yaşananları "GSM şirketlerinin çöktüğünü gördük. Elleri ile enkaz kaldırmaya çalışan insanlar gördük. Bırakın sıcak bir çorbayı, susuz kalan, ekmek bulamayan, çaresiz, kayıplara katıla katıla ağlayan insanlarımızı gördük. Enkaz altında kalan ama yalnız bırakılan insanlarımızı gördük. Çadırsız, battaniyesiz ayaz altında donmaya terk edildiklerini gördük. Şefkat yerine kibri ve nobranlığı gördük. Beceriksizliği ve acizliği gördük. Sağ olarak kurtarılanlar tesellimiz ama bu teselliyi büyütemeyeceğimiz her geçen saat anlaşılır oldu. Ülke insanları hep birlikte günlerdir acıyı, çaresizliği yaşıyoruz." sözleri ile anlatan Çalıkuşu, "Daha evvel de bu gerçeği suratımıza çarpan felaketler yaşadık ama “şimdi zaman o zaman değil, zaman dayanışma, birlik zamanı” denerek uyutulduk. Ama bu sefer öyle olmayacak... “Bizi kurtarın” diye bağıran insanların çığlıkları, ölen bebekler, aç kalanlar, donanlar, çocuğunu kurtarmak için çaresizce bir yardım peşinde koşanlar unutulmayacak." dedi.

İktidarın rant sistemini, çıkarcı ve liyakatsiz düzenini hatırlatan Çalıkuşu "Gelin enkaz altında kalan bu siyasal rejimi, yönetim anlayışını değiştirmek için de dayanışalım...Devletin harcına çimento yerine kum koyan siyaset, halkına ihanet etti, enkaz altında kendi de çöktü." ifadelerini kullandı.

 

İşte hukuku Figen Çalıkuşu&#39;nun yazısının tamamı...

"Betona tapnların iktidarında, harcında kum olan binaları da siyasetleri de çöktü.

Daha deprem olmamıştı, 2000 köy yolumuz kardan kapalı idi.

“2023’de aya gideceğiz” diyenlerin iktidarı, köylere giden yolu açamazken deprem oldu. Hatay’a, Maraş’a, Adıyaman’a bile gidemediğimizi gördük.

Tünel çöktü, AFAD binası, hastane, belediye binası, otoyol çöktü.

Tapılan “rant betonunun” iflasını gördük.

Hatay’a “fay hattı” denmesine rağmen tek adam rejiminin inadı ile yapılan havalimanı pisti ortadan yarıldı, uçaklar inemedi, bunu da gördük...

GSM şirketlerinin çöktüğünü gördük.

Elleri ile enkaz kaldırmaya çalışan insanlar gördük.

Bırakın sıcak bir çorbayı, susuz kalan, ekmek bulamayan, çaresiz, kayıplara katıla katıla ağlayan insanlarımızı gördük.

Enkaz altında kalan ama yalnız bırakılan insanlarımızı gördük.

Çadırsız, battaniyesiz ayaz altında donmaya terk edildiklerini gördük.

Şefkat yerine kibri ve nobranlığı gördük.

Beceriksizliği ve acizliği gördük.

Sağ olarak kurtarılanlar tesellimiz ama bu teselliyi büyütemeyeceğimiz her geçen saat anlaşılır oldu.

Ülke insanları hep birlikte günlerdir acıyı, çaresizliği yaşıyoruz.

Felaket altındaki insanlarımızın tümüne vatandaş olarak bakmak yerine, “yandaşlık” üzerinden, “kimlik, inanç” üzerinden ayrımcılık yapıldığı iddiaları var...

Sonuçta, binlerce insanımızla birlikte ölümcül sistem de enkaz altında kaldı.

“Sistem de ne” mi diyeceksiniz?

Ne olacak, depremin suratımıza çarptığı gerçek... Liyakatsizlik, çıkarcılık, rüşvet...

Daha evvel de bu gerçeği suratımıza çarpan felaketler yaşadık ama “şimdi zaman o zaman değil, zaman dayanışma, birlik zamanı” denerek uyutulduk.

Ama bu sefer öyle olmayacak... “Bizi kurtarın” diye bağıran insanların çığlıkları, ölen bebekler, aç kalanlar, donanlar, çocuğunu kurtarmak için çaresizce bir yardım peşinde koşanlar unutulmayacak.

Bu acıyı bu ülkeye yaşatanlar, bunun hukuki ve siyasi bedelini ödeyecekler.

Yılışık arsız medyaları, yüzsüzlükleri, utanmazlıkları, tehditleri yaşananların üstünü örtmeye yetmeyecek.

Hepimiz biliyoruz, deprem öldürmüyor, bina öldürüyor...Öldüren binaların sorumlusu kim peki?

Siyasetçiler, siyaseti finanse eden müteahhitler ve onlarla işbirliği yapan bürokratlar değil mi?

Dayanışma derken bu ölümcül sistemin ürettiği acıları bir daha yaşamamak için de dayanışamaz mıyız?

Sistem bizim için, devlet biz bu ülkenin sahibi insanlar içinse gelin dayanışalım ve sorular soralım:

Ülkenin bilim insanları Elazığ depremi sonrasında bölgede şiddetli bir deprem geleceğini söyleyip uyardılar mı? Evet.

Bu ülke insanlarından toplanılan vergilerle depremi karşılayacak alt yapı, üst yapı, her türlü araç, makine ve ekipman yatırımı yapıldı mı? Hayır.

Niye yapılmadı? Siyasal sorumlusu kim?

Ölüm tuzağı olan binalara oturma iznini kim verdi?

Deprem bölgesi illerde liyakatli uzman ve yeterli sayıda görevlilerden oluşan birimler niye tahsis edilmedi?

Çok basit birkaç soru ile depreme hazırlıklı bir yapılanmanın tercih edilmediği ortaya çıkıyor. Bunlar deprem öncesine ait...

Deprem sonrası ne gördük?

Tıkır tıkır işleyen kurtarma ve yardım örgütlenmesini, iç ferahlatacak umudu çoğaltacak bir afet planını gördük mü? Görmedik? Niye görmedik peki?

Şimdi enkaz altında tozlar içinde yatan cenazeler görüyoruz. Cenazelerini teslim alamayan insanlar görüyoruz.

Bu kez artık bu kez insanın önemini anlayan insanların yöneteceği bir ülkeyi yeniden inşa etmek üzere hesap sormayı, ölüm dağıtan sistemi sorgulayıp değiştirmek için birlik olmayı başaralım.

Gelin enkaz altında kalan bu siyasal rejimi, yönetim anlayışını değiştirmek için de dayanışalım...

İnsanlarımızı çıkarcılık ve liyakatsizlik yüzünden öldürmeyecek bir düzen kuralım.

Yalandan bıktık, hamasetten bıktık, yılışık medyadan bıktık…

Şimdi OHAL ile bunları haykıran halkı susturmaya hazırlanıyorlar…

Boşuna gayret, çünkü:

Devletin harcına çimento yerine kum koyan siyaset, halkına ihanet etti, enkaz altında kendi de çöktü."
]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/figen_703ae79e39c391bc524a.jpg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/figen_703ae79e39c391bc524a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/figen_703ae79e39c391bc524a.jpg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/figen_703ae79e39c391bc524a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/figen-calikusu-bu-aciyi-bu-ulkeye-yasatanlar-bunun-hukuki-ve-siyasi-bedelini-odeyecekler-9505</link>
                                <pubDate>Sat, 11 Feb 2023 03:07:44 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Dikkat Çeken Yazar Ödülü Mehmet Şahincileroğlu'nun</title>
                                <description><![CDATA[Mehmet Şahincileroğlu, Altın Orkide Müzik Medya Ödülleri’nde ‘Yılın En Dikkat Çeken TV Kültür Sanat Köşe Yazarı’ ödülünü aldı.
]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 

Yeniçağ Gazetesi’nde ‘Televizyon ve Yaşam’ isimli köşesinde yazdığı televizyon ve kültür sanat yazılarıyla dikkat çeken gazeteci Mehmet Şahincileroğlu, Altın Orkide Müzik Medya Ödülleri’nde ‘Yılın En Dikkat Çeken TV Kültür Sanat Köşe Yazarı’ ödülünü aldı.10 yıldır magazin gazeteciliği yapan Sedat Sarıkaya tarafından düzenlenen Altın Orkide Müzik Medya Ödülleri, İstanbul Maltepe Süreyya Plajı’ndaki Boda Davet ve Balo Salonu’ndaki törenle sahiplerini buldu.


75 farklı dalda oyuncu, şarkıcı, medya mensubu, sanatçı, iş insanına ödülleri verildi. Şenol İpek ve Esin Yum’un sunuculuğunu yaptığı gecede Yeniçağ Gazetesi’ndeki ‘Televizyon ve Yaşam’ köşesinde yazdığı yazılarıyla ‘Altın Orkide’ ödülüne layık görüldü. Türk Basın Tarihi ve Türk Yayıncılık Tarihi üzerine kitap yazan en genç gazeteci olan Şahincileroğlu, ‘Yılın En Dikkat Çeken TV Kültür Sanat Köşe Yazarı’ ödülünü İpek ve Yum’un elinden aldı.
]]></content:encoded>
                                <image>http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/2024/01/32a2bfe2-1213-4cbc-8217-affdc992fbd9-1705964265.jpeg</image>
                                <media:content url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/2024/01/32a2bfe2-1213-4cbc-8217-affdc992fbd9-1705964265.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/2024/01/32a2bfe2-1213-4cbc-8217-affdc992fbd9-1705964265.jpeg"/>
                                <enclosure url="http://yontemgazetesi.com/content/uploads/haberler/2024/01/32a2bfe2-1213-4cbc-8217-affdc992fbd9-1705964265.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://yontemgazetesi.com/dikkat-ceken-yazar-odulu-mehmet-sahincileroglunun-9937</link>
                                <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 01:53:00 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>