Sedat Yalçınkaya’dan 17 Ağustos anısına

Mimar Sedat Yalçınkaya, 17 Ağustos depreminin 27. Yıl dönümünde oldukça düşündürücü ve sorgulayıcı bir yazı kaleme almış.

Özel Haber Yayın: 17 Ağustos 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 17.08.2026 21:59:00
Editör - Yılmaz Bacacı
Okuma Süresi: 2 dk.
Google News

 2024 yerel seçimlerinde CHP’den yaşı en genç belediye başkan aday adayı olan Mimar Sedat Yalçınkaya, 17 Ağustos depreminin 27. Yıl dönümünde oldukça düşündürücü ve sorgulayıcı bir yazı kaleme almış. Sedat Yalçınkaya’nın kaleme alarak sosyal medya hesabından paylaştığı yazısı aşağıda ki gibidir.

Bugün 17 Ağustos...

Takvimlerin üzerinden yıllar, acıların üzerinden koca bir nesil geçti; fakat Marmara'nın o kara gecesinde yıkılan sadece binalar değil, bu ülkenin şehircilik anlayışı, adalet duygusu ve geleceğe olan inancıydı.

17 Ağustos'u yalnızca takvim yapraklarından hatırlamak yetmez. 27 yıl önce on binlerce insanımızın hayatını kaybettiği bu büyük felaketin ardından raporlar hazırlandı, sözler verildi, toplantılar yapıldı.

Peki ya kentler?

Hâlâ deprem riski taşıyan milyonlarca insanımız derin bir belirsizlik içinde yaşıyor. Hâlâ bilim insanlarının hayati uyarıları siyasetin günlük hesaplarının gerisinde kalabiliyor. Hâlâ kentlerin geleceği, kamusal yarardan çok rant üzerinden tartışılıyor.

Güvenli kentler tesadüfen kurulmaz; bilimle, planlamayla, şeffaf denetimle ve kamusal sorumlulukla inşa edilir. Bunun önündeki en büyük engel ise insan hayatını değil, çıkarları Önceleyen zihniyettir.

Bugün 17 Ağustos'u anmak, yalnızca kaybettiklerimizin isimlerini yâd etmek değildir. Asıl sorumluluk, aynı acının yeniden yaşanmasına göz yummamak, sessiz kalmamaktır. Çünkü depreme dirençli kentler bir lütuf değil, her yurttaşın en temel anayasal hakkıdır.

Sormaya ve takip etmeye devam edeceğiz:

Toplanan deprem vergileri nerede? Kentsel dönüşüm kimin için yapılıyor?

Yapı denetimi gerçekten bağımsız mı? Okullarımız, hastanelerimiz ve kamusal alanlarımız güvenli mi?

Anmak; çelenk koyup dakikalar sonra unutmak değildir. Anmak; hesap sormaktır, aynı hataların bir daha tekrarlanmasına izin vermemektir.

Kaybettiklerimizi unutmadık, unutturmayacağız.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.