Turgut İnan; Bakırköy’de Kentsel Dönüşüm Keşmekeş Durumda
MHP Bakırköy İlçe Başkanı Turgut İnan, ilçe binasında düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Güncel Olaylar
Yayın: 09 Eylül 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 09.09.2026 17:43:00
Editör -
Yılmaz Bacacı
Okuma Süresi: 15 dk.

MHP Bakırköy İlçe Başkanı Turgut İnan, ilçe binasında düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. İnan, ilçe teşkilatı olarak yaptıkları muhtar ve taksi durakları ziyaretleri hakkında bilgiler vererek, ilçede uzun süredir halkın tepkilerine neden olan kentsel dönüşüm konusunun detaylarını aktardı. Yapılan yanlış uygulamalar, personel yetersizliği, ruhsat işlemlerinin gereğinden fazla geciktirildiğini, uzayan süre içinde evi yıkılan bir çok vatandaşın inşaatı başlamadan yüksek rakamlarla ev kiralamak zorunda kalarak maddi kayıplar yaşadığını ifade etti. Turgut İnan, ilçe binasında yaptığı açıklama sonrası gazetecilerle birlikte sahaya inerek yaşanan olayları yerinde tespitlerle anlattı. İnan, ilçe de yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
İlk kez Bakırköy Belediye Meclisinin Toplanamadığına Şahit Olduk
Değerli basın mensupları, biliyorsunuz biz daha önce İl Başkanlığımızın öngörüsüyle önce taksi duraklarını, ardından muhtarlarımızı ziyaret etmiştik. Bununla alakalı da saha çalışmalarımız oldu. Bugünkü basın açıklamamız bütün İstanbul'da yapılan, biz muhtarlarımızı gezdik. Bu konuda ilin koordinatörlüğünde bütün ilçelerde meclis üyesi olan ilçelerimizde Eylül ayının ilk toplantısında belediye meclis üyelerimizin yaptığı, meclis üyesi olmayan ilçelerde de ilçe başkanlarımızın yaptığı bir basın açıklaması. Bugün ondan dolayı Bakırköy'de meclis üyemiz olmadığı için açıklamayı ben yapacağım.
Bu arada şunu da söyleyeyim, daha sonra değineceğim ama Bakırköy'de meclis üyemiz olsa da zaten fark etmiyor, biliyorsunuz eylül ayının ilk toplantısı maalesef yapılamadı. Mecliste yeterli meclis üyesi sayısına ulaşılamadığı için maalesef Bakırköy'de ilk toplantı yapılmadı. Bilmiyorum ben daha önce şahit olmadım, bunun örneği var mıdır ama ilk defa karşılaşıyorum. Yani yeterli sayıya ulaşılmadığı için meclis toplantısının yapılamadığına ilk defa böyle bir şeye şahit oldum. Bunu da belirtmek istedim. Sözlerinin ardından basın açıklamasını okudu. İnan basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
Sorunları yerinde inceleyip gündeme taşıyoruz
Milliyetçi Hareket Partisi Bakırköy'den muhtarlara biliyorsunuz saha ziyaretleri: "Mahallelerin sesini dinliyor, sorunların takipçisi oluyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi Bakırköy İlçe Başkanlığı olarak, İstanbul İl Başkanlığımızın talimatları doğrultusunda, ilçemizdeki mahalle muhtarlarımızı ziyaret ederek mahallelerimizin sorunlarını ve vatandaşlarımızın beklentilerini yerinde dinliyoruz. Muhtarlık kurumu Osmanlı döneminden Cumhuriyet'e uzanan köklü bir yerel yönetim geleneğinin önemli temsilcilerindendir. Mahalle ile devlet ve yerel yönetimler arasındaki en doğrudan iletişim noktalarından biri olan muhtarlarımız, vatandaşlarımızın yaşadığı sorunları en yakından bilen ve ilgili mercilere ilk elden aktaran temsilcilerdir.
Biz de bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde yalnızca muhtarlarımızı dinlemekle kalmıyor, mahallelerimizin, gençlerimizin, kadınlarımızın, yaşlılarımızın ve tüm mahalle sakinlerimizin günlük yaşamını doğrudan etkileyen sorunları yerinde tespit ediyoruz. Saha çalışmalarımız kapsamında ulaşım, trafik, güvenlik, sağlık, altyapı, çevre temizlik ve imar başta olmak üzere çok sayıda sorun ve talep tarafımıza iletilmiştir. Bakırköy'ün öncelikli sorunları sahadan tespit ediliyor. Muhtarlarımızla gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, özellikle trafik ve ulaşım sorunlarının birçok mahallemizde ortak bir problem haline geldiğini gözlemledik. Düzensiz araç parklanması, yoğun saatlerde artan trafik ve bazı bölgelerde trafik güvenliğini tehdit eden uygulamalar vatandaşlarımızın günlük yaşamını olumsuz etkilemektedir. Bu kapsamda Bakırköy'e özel bir trafik ekibi veya trafik şube birimi tahsis edilmesi yönündeki talepleri önemli buluyor ve ilgili kurumların değerlendirmesine sunuyoruz. Eski Londra Asfaltı üzerinde Ahmet Cevdet istikametinde tek yönlü güzergah nedeniyle yaşanan düzensiz parklanma ve sürücülerin ters yönden giriş yapması da trafik güvenliği açısından çözüm bekleyen konular arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra Marmaray istasyonu çıkışlarında özellikle yoğun saatlerde ve pazar yerleri çevresinde oluşan araç trafiğinin azaltılması ve ulaşım düzeninin daha sağlıklı hale getirilmesi de vatandaşlarımızın öncelikli talepleri arasındadır. Bu konuda da çok büyük şikayet geliyor. Özellikle pazar yerlerinden. Güvenlik ve sosyal yaşam alanları güçlendirilmeli. Mahallemizde güvenlik hizmetlerinin güçlendirilmesi yönünde de önemli talepler bulunmaktadır. Özellikle Yeşilköy bölgesinde sabit bir emniyet devriye aracı tahsis edilmesi, sahil hattında denetimlerin artırılması ve parklardaki güvenlik kamera sistemlerinin yaygınlaştırılması yönündeki talepleri ilgili kurumların dikkatine sunuyoruz. Bunun yanında bazı bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin neden olduğu gürültü ve çevre düzeni sorunlarının mahalle sakinlerinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediği ifade edilmiştir. Bu alanlarda denetimlerin artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Mahallelerimizi yalnızca konut alanlarından ibaret görmüyoruz; sağlık, sosyal yaşam, güvenlik ve ortak kullanım alanları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki bazı arazilerin bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda sağlık ocağı veya sosyal yaşam alanları olarak değerlendirilmesi yönündeki talepleri de önemsiyoruz. Bu talepler, muhtarlarımızdan gelen talepler. Kentsel dönüşüm hızlanmalı, vatandaş mağdur olmamalı. Bakırköy'ün en önemli gündemlerinden biri olan kentsel dönüşüm, muhtarlarımızla gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde öne çıkan başlıklardan biri olmuştur. Deprem riski nedeniyle evlerinden çıkmak zorunda kalan vatandaşlarımızın bir an önce güvenli konutlara kavuşabilmesi için dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması gerekmektedir. Deprem riski nedeniyle vatandaşlarımızın riskli yapılardan ayrılması ile yeni ve güvenli konuta kavuşması arasındaki sürenin uzaması, yüksek kira bedelleri ve diğer ekonomik yüklerle birlikte ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Kentsel dönüşümün temel amacı vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak olmalıdır. Uzun süren izin, proje ve onay süreçleri nedeniyle vatandaşlarımızın yeni mağduriyetler yaşamasına izin verilmemelidir. İlgili kurumlar arasında daha hızlı, şeffaf, koordineli bir süreç işletilmesi gerektiğine inanıyoruz. Öte yandan yıkım ve hafriyat süreçlerinin de mahalle yaşamını olumsuz etkilememesi büyük önem taşımaktadır. Toz, gürültü, ağır tonajlı araçlar, yol ve kaldırımlarda meydana gelen hasarlar ile çevre kirliliği vatandaşlarımızı doğrudan etkilemektedir. Kentsel dönüşüm gerçekleştirilirken mahallelerimizin yaşanabilirliğinin korunması için daha etkin bir denetim ve koordinasyon mekanizmasının oluşması gerektiğini düşünüyoruz. Çözümün adresi sahadır. Muhtar ziyaretlerimizi yalnızca birer sorun tespit çalışması olarak görmüyoruz. Bizim için esas olan vatandaşımızın yaşadığı sorunu yerinde görmek, ilgili kurumlara aktarmak ve çözüm sağlanıncaya kadar takipçisi olmaktır. İstanbul'un ve Bakırköy'ün sorunlarını yalnızca masa başından değil, sahadan ve vatandaşlarımızın gözünden değerlendirmek istiyoruz. Muhtarlarımızın çözüm mekanizmalarının dışında bırakıldığı değil, sorunların tespiti ve çözüm süreçlerinin doğrudan içerisinde olduğu bir yerel yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Biz buradan açıkça ifade ediyoruz; mahalleleri dinlemeden Bakırköy'ü yönetemezsiniz. Biz sahadayız, muhtarlarımızı dinliyor, vatandaşlarımızın sorunlarını yerinde tespit ediyor ve çözüm için ilgili kurumlar nezdinde takipçisi oluyoruz. Bakırköy'ün her mahallesinde vatandaşımızın dile getirdiği her talep bizim için takip edilmesi gereken bir meseledir. Muhtar ziyaretlerimizi ve saha çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz." Dedi. Basın açıklaması sonrası soru cevap bölümüne geçildi.

Belediyede Takipsizlik var Dağınıklık var
Kentsel dönüşümle ilgili yaşanan soruyu yanıtlayan Turgut İnan, verdiği cevapta “Anıtlara yollayacak projeyi, anıtlara projeyi yolluyor incelemeye. Üst yazı ne? Anıtlara soruyor, diyor ki: "Ya bu katman uygun mu?" Proje yok içinde. Düşünün yani proje yok. O proje anıtlarda aranıyor, bakıyorlar anıtlarda bulamıyorlar. "Anıtlarda kayboldu" diyor önce. Daha sonra diyorlar ki, "Ya belediyeye baksak." Belediyeye bakıyorlar, projeyi bir hafta sonra belediyede buluyorlar. Bir takipsizlik var. Bakın gidin, bir dağınıklık var. Herkese sorun, gerçekten de bir sıkıntı var burada. Ve de belediyede baştan itibaren bir sıkıntı var.
Yıkım süreçleri kötü yönetiliyor
Yıkım süreçlerine bakın arkadaşlar. Yıkım süreçleri çok kötü yürüyor. Dün mesela benim kendi başıma geldi, beni binadan aradılar. Genelde biliyorsunuz Bakırköy'ün insanları yaşlı, dediler ki "Belediyeye gidip yani burada bir sıkıntı var, e gel ilgilen." Şimdi belediye, birini yollayacağım, diyeceğim ki: "İki kere zabıtayı çağırmışlar, zabıta gelmiş gitmiş ama sıkıntı devam ediyor." Dilekçe yazın dedim kentsel dönüşüme. Baktım bitecek gibi değil, kimse yok, gittim aldım birini götürdüm, geldim baktım. Bakın yanda yıkım var, yandaki yeni binanın seramikleri kırılmış, su boruları, gider boruları kırılmış, orası komple moloz dolu. Hatta bunları da geçtim, garaj kapağı kırılmış, havalandırma kapağı, onun içinden bütün garaj molozla dolmuş.
Ya bu nasıl böyle bir yıkım? Olamaz yani böyle bir yıkım. Ama maalesef belediye yıkımları kesinlikle kontrol etmiyor doğru dürüst. Ve de bunu zaten şuradan anlayabilirsiniz, zabıtaya gelen şikayetlere bakın, yapılan işlemlere bakın göreceksiniz ki, çok düşük;
Yıkım süreçlerinde diğer belediyelere bakın. Mesela Bahçelievler'de izin almaya çalışın, diyor ki, "Hemen yıkım yapamazsın, şu gün yapacaksın." Önce bir denetliyor, bakıyor, çevrede yıkım var mı? Yol çalışması var mı? Çünkü orayı yıktığın zaman trafik kilitlenecek. Öyle değil mi? Hayat duracak orada. İki üç yerde aynı çalışma olursa girilmez ki oraya. Ona bakıyor, ona göre gün veriyor. Onun haricinde bakın bölge mühendisi gelmeden izin vermiyor. Bölge mühendisi geliyor bakıyor, diyelim ki tek su tankeri var, "Yıkamazsın" diyor. Niye? "O bittiğinde mahalle" diyor, "toz altında kalacak. Su alıp gelene kadar çift tankeri istiyorum arkadaş" diyor. Bizde hiçbir kontrol de yok.
Kentsel dönüşümde halk mağdur
Bizzat yaşadığım bir olay yıkımı yapılan binanın yanında ki bina mağdur olduğu için vatandaş zabıta çağırıyor "Geldi mi zabıta?" dedim ki "Zabıta birinde geldi biliyorum ben, çünkü ben geçerken gördüm." Vatandaş görmüyor bile. Hangi ara geriye gidiyor? Normalde şikayeti yapan kim? Yandaki bina. Yandaki binayla görüşmesi lazım öyle değil mi? "Neyin var, ne sıkıntın var?" diye. Gidiyor yine yıkımcıya, yıkımcıyla görüşüyor, gidiyor. Bakırköy maalesef sahipsiz. Bakın gerçekten de sahipsiz Bakırköy ve de Bakırköy halkı kentsel dönüşümden dolayı çok mağdur. Biz öncelikli alanın kesinlikle kentsel dönüşüm olmasını istiyoruz. Birinci önceliği. Vatandaş deprem riski altındayken, evlerin can güvenliği için yıkılması lazım ama bu sürecin vatandaşı mağdur etmemesi lazım. Vatandaşı ekonomik yönden bu kadar zorlamaması lazım. Vatandaş iki üç kere taşınır mı bir insan? 2 yıl sürünce taşınıyor. Niye? Vatandaş yenilemeye gücü yetmiyor, eski binaya taşınıyor. O da kentsel dönüşüme giriyor, vatandaşa sürekli bir eziyet var burada. Bizim buradan, yetkililerden rica ediyorum ki, bu konuyu biz bakanlığa da ileteceğiz sıkıntılarımızı. Gerekirse belki hep diyoruz ya "Bakanlık müdahale etsin", bakanlık da diyordur "Hangi biriyle uğraşacağım" ama yani, çünkü belediye bu işi maalesef yapamıyor.

Sayısal çoğunlukta olmalarına rağmen meclis toplanamadı
Şuan bulunduğumuz yer burası bir yıl geçti yıkılalı. Bir yıl geçti. Bakın, gezin, bu tür yerleri çok fazla sayıda göreceksiniz. Çoğunda sıkıntı var. Kiminde müteahhitlerde sıkıntı oluyor, eyvallah, bazı yerlerde de bina sahiplerinde anlaşmazlıklar oluyor, anlaşmazlık oluyor ama yakında Bakırköy böyle olacak. Deprem bölgesini geçeceğiz size söyleyeyim. Bakın, deprem bölgesinde binalar bitti. Devlet bitirdi bir iki senede. Bizim Bakırköy ruhsatı bu şekilde giderse bizim Bakırköy'ün yenilenmesi 35 seneyi bulur size söyleyeyim. Beş seneden önce bu süreçler tamamlanmaz ve de vatandaşın çoğu dairesini satmak zorunda kalır. Niye kalır? Ya kaç yıl bir insan kira ödeyebilir ki? Yani tarihte bunun örneği yoktur, bakın hiçbir yerde kira parası müteahhite ödenen parayı geçmez.
Şunu söyleyeceğim. Belediye başkanımız geziyor sahada, geçen gördüğüm bir Yeşilköy'de geziyor, görmüş yeni bir yapılan inşaat, diyor ki: "İşte müteahhitler nasıl böyle yapıyor, yollara çıkıyor, yolları işgal ediyor," vatandaşa şikayet ediyor. Diyor ki: "Vatandaş buradan çocuk arabasıyla nasıl geçecek? Bunlara önlem alacağız, ilk belediye meclis toplantısı gelsin, bakın ben bununla ilgili önlem alacağım."
Niye meclis toplantısını bekliyorsun ki? Çağır zabıtayı işlemini yap. Vatandaşa niye şikayet ediyorsun? Senin görevin. Eylül ayı ilk belediye meclis toplantısı geldi, ne oldu? Belediye toplanamadı arkadaşlar!
Bakın, tarihte böyle bir şey yok, bakın Bakırköy'de eylül ayının ilk toplantısı ya, pazartesi günü toplanması gereken belediye meclisi toplanamadı. Niye toplanamadı? Yeterli çoğunluk yok. Ya şu anda 4 tane sadece Cumhur İttifakı orada AK Partili meclis üyesi var, diğerlerinin tamamı Cumhuriyet Halk Partili ve de düşünün, bu durumdayken bile çoğunluğun, yani ezici bir şekilde onlardayken belediye meclisinin toplanamamasını ben tarihte örneğini hatırlayamıyorum.
Yorumlar (0)



