26 Eylül 2026 - Cumartesi

Belediye Başkanlarının Dokunulmazlığı mı Var?

Belediye başkanlarının dokunulmazlığı mı var, yoksa yanlışlarını eleştirmemek yönünde alınmış, bizim bilmediğimiz bir karar mı?

Yazar - Yılmaz Bacacı DÜŞÜNDÜKÇE
Okuma Süresi: 3 dk.
Yılmaz Bacacı  DÜŞÜNDÜKÇE

Yılmaz Bacacı DÜŞÜNDÜKÇE

yilmazbacaci@hotmail.com - 0 (532) 211-0151
Google News

 

Belediye başkanlarının dokunulmazlığı mı var, yoksa yanlışlarını eleştirmemek yönünde alınmış, bizim bilmediğimiz bir karar mı?

Eleştiriye açık olmayanın başarı şansı da kendini geliştirme imkânı da yoktur. Bazen bildiğimiz şeyleri yeniden hatırlamakta fayda var.

Lafı fazla uzatmadan hafızalarımızı tazeleyelim ve eleştiri üzerine söylenmiş sözlere bakalım.

Aristoteles’e atfedilen bir söz şöyle der:

“Eleştiriden korkarsanız hiçbir şey söylemeyin, hiçbir şey yapmayın, hiçbir şey olmayın.”

Winston Churchill’e atfedilen bir başka söz ise eleştiriyi ağrıya benzetir:

“Eleştiri belki güzel bir şey değildir ama gereklidir. Ağrıyla aynı görevi görür; çünkü vücutta sağlıklı olmayan bir şeylerin olduğunu gösterir.”

Gelelim konunun özüne…

Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu, Bakırköy’ün yürüyen hafızası, yerel medyanın yüz akı, ilçede yaşanan pek çok gelişmeyi yaptığı haberlerle kamuoyunun gündemine taşıyan, medarıiftiharımız sevgili kardeşim Selvi Sarıtaç hakkında şikayetçi olmuş. Şikayetin gerekçesi ise kişilik haklarına yönelik ifadeler bulunduğu iddiası.

Şikayete konu olan haberi defalarca okudum. Hukuki sürece ilişkin kesin bir hüküm vermemek adına hukukçu arkadaşlarımla da haberin içeriğini ayrıntılı biçimde değerlendirdik. Ben, haberde gazetecilik faaliyeti ve eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğüm ifadeler dışında bir şey göremedim. Elbette bunun hukuki değerlendirmesini yapacak olan yargıdır.

Ancak tam da bu noktada Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu’na kamuoyu adına şu soruyu sormak gerekiyor:

Bir belediye başkanının icraatlarının, kararlarının ve yönetim anlayışının gazeteciler tarafından sorgulanması neden şikayet konusu oluyor?

Eleştiri, kamu görevi yürütenlerin hoşuna gitmeyebilir. Sert de gelebilir. Ancak yerel basının görevi belediye başkanlarını alkışlamak değil; gerektiğinde soru sormak, eleştirmek ve kamuoyunun bilmesi gerekenleri haberleştirmektir.

Bir de meselenin demokrasi ve basın özgürlüğü tarafı var.

Demokrasi naraları atanlar, yetmezmiş gibi her fırsatta basın özgürlüğünden dem vuranlar; daha bugünden eleştiriye karşı böyle bir tavır ortaya koyuyorsa, insan ister istemez şunu sorguluyor: Yarın kazara iktidar olduğunuzda, bugün eleştirdiğiniz anlayıştan ne farkınız kalacak?

Çünkü demokrasi yalnızca insanın kendisini destekleyenlerin konuşma hakkını savunması değildir. Basın özgürlüğü de yalnızca hoşunuza giden haberler yapıldığında hatırlanacak bir kavram hiç değildir. Asıl sınav, hoşunuza gitmeyen bir haber yapıldığında, rahatsız olduğunuz bir soru sorulduğunda ve eleştirildiğinizde başlar.

Selvi kızımızın yıllardır söylediği bir söz vardır:

“Yok birbirlerinden farkı…”

Bugün yaşananlara baktığımızda insanın aklına ister istemez bu söz geliyor.

O halde yeniden baştaki soruya dönelim:

Belediye başkanlarının dokunulmazlığı mı var, yoksa eleştirilmemek de makamla birlikte gelen yeni bir ayrıcalık mı?

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
Köşe Yazıları