08 Mart 2026 - Pazar

08 Mart: Bir Gün Değil, Bir Mücadele Hikâyesi

Her yıl 08 Mart geldiğinde sosyal medya çiçeklerle, güzel sözlerle ve kutlama mesajlarıyla doluyor.

Yazar - Gülsüm İldeniz Yaşama Ayna Tutmak
Okuma Süresi: 3 dk.
Gülsüm İldeniz Yaşama Ayna Tutmak

Gülsüm İldeniz Yaşama Ayna Tutmak

gildeniz59@gmail.com - 0532 496 7090
Google News

 

Her yıl 08 Mart geldiğinde sosyal medya çiçeklerle, güzel sözlerle ve kutlama mesajlarıyla doluyor. Kadınlara övgüler yağdırılıyor, güçlü kadın figürleri paylaşılıyor. Elbette bunlar kıymetli. Ancak 8 Mart’ın özü yalnızca bir kutlama günü değildir. 8 Mart, kadınların yüzyıllardır verdiği görünmez ama güçlü mücadelenin sembolüdür.

Tarih bize şunu açıkça gösteriyor: Kadınların bugün sahip olduğu pek çok hak, kolay kazanılmadı. Çalışma hakkı, eğitim hakkı, seçme ve seçilme hakkı… Hepsi büyük mücadelelerin, bedellerin ve direnişlerin sonucudur. 8 Mart tam da bu yüzden sadece bir “gün” değil, bir hatırlama ve farkındalık günüdür.

Bugün hâlâ dünyanın birçok yerinde kadınlar eşitlik için mücadele ediyor. Şiddete maruz kalan, emeği görünmeyen, sesi bastırılan milyonlarca kadın var. Ev içinde verdiği emek çoğu zaman görünmez sayılan, iş hayatında erkeklerle aynı işi yapmasına rağmen daha az değer gören kadınlar hâlâ var.

Ama tüm bunlara rağmen kadınlar hayatın en güçlü taşıyıcılarından biridir. Kadın sadece bir anne, eş ya da çalışan değildir. Kadın aynı zamanda bir üretendir, dönüştürendir, iyileştirendir. Bir toplumun vicdanı çoğu zaman kadınların kalbinde taşınır.

Kadınlar hayatın en zor koşullarında bile yeniden ayağa kalkmayı bilen insanlardır. Bir kadının direnci, yalnızca kendi hayatını değil; çocuklarının, ailesinin ve hatta toplumun geleceğini şekillendirir. Çünkü kadın güçlü olduğunda toplum da güçlenir.

Bu yüzden 8 Mart’ı yalnızca güzel sözlerle geçiştirmek yerine biraz düşünmek gerekir. Kadınların gerçekten eşit olduğu, korkmadan yaşayabildiği, sesinin duyulduğu bir dünya için neler yapıyoruz?

Bir kadının değer görmesi için özel bir güne ihtiyacı olmamalı. Saygı, eşitlik ve güven her günün parçası olmalı. Kadınların yalnızca alkışlandığı değil, gerçekten anlaşıldığı ve desteklendiği bir toplum hepimizin sorumluluğudur.

8 Mart bize şunu hatırlatır: Kadın sadece hayatın içinde değildir, hayatın kendisidir.

Ve unutmayalım…
Kadın güçlü olduğunda, dünya biraz daha adil bir yer olur. 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
Köşe Yazıları