22 Şubat 2026 - Pazar
Sadakatsiz insan öyle anlatıldığı gibi “aşkına yenilmiş” biri değildir
Sadakatsiz insan öyle anlatıldığı gibi “aşkına yenilmiş” biri değildir.
Yazar - Gülsüm İldeniz Yaşama Ayna Tutmak
Okuma Süresi: 2 dk.

Gülsüm İldeniz Yaşama Ayna Tutmak
gildeniz59@gmail.com - 0532 496 7090Sadakatsiz insan öyle anlatıldığı gibi “aşkına yenilmiş” biri değildir.
Çoğu zaman iradesine hükmedemeyen, dürüst olmaya cesaret edemeyen kişidir.
Cesur insan bitirir.
Korkak insan aldatır.
Çünkü bitirmek yüzleşme ister.
Aldatmak ise gizlenme.
Sadakatsiz kişi iki hayatı aynı anda yürüttüğünü sanır ama aslında iki yüz taşır.
Birinde sadakat masalı anlatır, diğerinde heves kovalar.
Kendini akıllı zanneder; oysa yaptığı şey ucuz bir kaçıştan ibarettir.
Şunu da net söyleyelim:
Sadakatsizlik çoğu zaman büyük bir aşkın değil, büyük bir egonun ürünüdür.
“Beni herkes ister.” duygusuyla beslenen kırılgan bir benlik…
Onay bağımlılığı…
Sürekli dışarıdan hayranlık arama hâli…
Olgun insan değerini içeride taşır.
Sadakatsiz insan ise vitrinde dolaşır.
Ve en çarpıcısı:
Yakalandığında üzülmez;
konforu bozulduğu için panikler.
Sevdiği için değil, kaybetmemek için özür diler.
Suçluluk değil, çıkar hesabı yapar.
Sadakatsizliğin arkasında çoğu zaman şunlar vardır:
• Dürtü kontrol zayıflığı
• Sınır bilmezlik
• Empati eksikliği
• Sürekli heyecan arayışı
• Sorumluluk alamama
Bu bir “romantik hikâye” değil;
karakter zaafıdır.
Ama dikkat:
Sadakatsiz insanı küçültürken bile kendi seviyeni düşürme.
Onun düştüğü yer, senin çıkman gereken yer olmasın.
Çünkü ihanet eden küçülür.
İhanete rağmen onurunu koruyan büyür.
Son söz:
Sadakatsiz insan çok şey kaybeder ama en çok da kendini.
Ve insan kendini kaybettiğinde, aslında kimseyi kazanmış sayılmaz.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları