17 Mayıs 2026 - Pazar

ELLİLİ YAŞLAR: YALNIZLIK DEĞİL, AYIKLIK ÇAĞI

Gençken hayat bize sürekli bir şey olmamız gerektiğini fısıldar. İyi eş, iyi anne, iyi sevgili, iyi çalışan, iyi evlat…

Yazar - Gülsüm İldeniz Yaşama Ayna Tutmak
Okuma Süresi: 2 dk.
Gülsüm İldeniz Yaşama Ayna Tutmak

Gülsüm İldeniz Yaşama Ayna Tutmak

gildeniz59@gmail.com - 0532 496 7090
Google News

 

Gençken hayat bize sürekli bir şey olmamız gerektiğini fısıldar.
İyi eş, iyi anne, iyi sevgili, iyi çalışan, iyi evlat…
Toplum özellikle kadına, hep bir role yetişme telaşı yükler. Kadın çoğu zaman kendi kimliğini değil, başkalarının ondan beklediği karakteri yaşar.

Ama ellili yaşlar öyle değildir.

Ellili yaşlar, insanın ilk kez gerçekten kendine dönmeye başladığı yaşlardır.
Artık “Beni severler mi?” sorusunun yerini, “Ben bunu gerçekten istiyor muyum?” sorusu alır.

İşte toplumun çoğu zaman “yalnızlık”, “huysuzluk”, “yorgunluk” dediği şeyin altında aslında büyük bir farkındalık vardır.

Çünkü insan olgunlaştıkça kalabalıklardan değil, sahtelikten yorulur.

Eskiden katlanılan birçok şeye artık tahammül edilmez. Zoraki ilişkiler, mecburi arkadaşlıklar, tüketen akrabalar, ruhu daraltan sohbetler… İnsan artık enerjisinin kıymetini bilir. Bu yüzden ellili yaşlar bazen dışarıdan “mesafe koymak” gibi görünür. Oysa bu, geç kalmış bir ruhsal temizliktir.

Modern toplum gençliği överken yaş almayı bir kayıp gibi gösteriyor. Özellikle kadın için…
Genç görünmek zorundaymış gibi.
Arzu edilen olmak zorundaymış gibi.
Sürekli üretmek, sürekli yetişmek, sürekli güçlü kalmak zorundaymış gibi…

Oysa gerçek güç, ellili yaşlarda başlıyor.

Çünkü insan ilk kez kimseyi etkilemeye çalışmadan yaşayabilmeyi öğreniyor.

Daha az kalabalık istiyor belki ama daha gerçek insanlar…
Daha az gürültü ama daha çok huzur…
Daha az gösteriş ama daha çok samimiyet…

Ve belki de hayatın en büyük olgunluğu burada başlıyor:
Her şeyi istememeyi öğrenmekte.

Ellili yaşlar bir düşüş değil…
İnsanın kendine en çok yaklaştığı çağdır.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
Köşe Yazıları